Geçmişin izinden…Elif Şahin

 

“Kalemin Ritmi, Yüreğin Sesi”

1  Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Elif Şahin 2020 yılında kaleme aldığım Geçmişin İzinden adlı kitabın yazarıyım. 1996 yılında Üsküdar da doğdum. Selanik göçmeniyim. Çocuk gelişimi ve eğitim alanında eğitimime devam etmekteyim. 2011 senesinde kendi yazdığım piyesle moda mimar Sinan güzel sanatlar lisesi tiyatro bölümü kazanmış çeşitli nedenlerle eğitimime devam etmemiş bulunmaktayım. Çocukluğumdan beri yazmayı çok seviyorum. Sanatın her alanında var olmak beni ben yapan en büyük etken. Eski boksör ve Türkiye şampiyonuyum. Sinema sektöründe oynamış olduğum bir adet korku filmim , ve rol aldığım iki adet klibim mevcut. 17 yaşlarımdan beri çeşitli sitelerde makale yazarlığı ve çok bilinen firmalara , markalara reklam yazarlığı yapmaktayım. Şu an da aynı zamanda bir anneyim ve çocuk gelişimi ve eğitimi okumaktayım. Stajyer öğretmen adayıyım.

 

2  Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Çocukluğumdan beri kitaplara büyük bir ilgim var. Neredeyse okumadığım çocuk kitabı kalmamıştır. Babam bana kitap yetiştiremezdi. Aynı zamanda ilkokuldayken de sınıfta tiyatro yazardım. Bir gün dedim ki okuyorum peki neden kitap yazmayayım? Böylelikle kalemi elime aldım ve yazmaya başladım. Kitapların içinde ki dünya o kadar başkaydı ki bir yandan bilmediğiniz hayatlara dahil oluyor , bir yandan empati duymayı öğreniyordunuz. Çocuk yaşımda bunu pek kavrayamadım belki ama şu an da en büyük etken toplumun bir nebze sesi olmak ve toplumsal meseleleri kaleme almaktır.

3   Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

İlk eserim Bir Küçük Kardelen Hikayesi adlı kadın mücadelesi temalı bir romandı. Henüz basılmamış, şimdilik rafa kaldırılmıştır. Kadınların çeşitli coğrafyalarda yaşadığı zorlukları , baskıları ve mücadeleleri kaleme almak istedim. İlk kitabımı şimdilik rafa kaldırdım fakat sonrasında mutlaka tekrardan düzenleyerek raflara taşıma düşüncesindeyim.

4 Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Kendiniz ve toplum için emek vermek çok değerli bir his. Bizler yazarken en çok okunmayı , anlaşılmayı temenni ediyoruz. Hatta öyle ki yeri geliyor eleştirilmeyi dahi kabul ediyoruz. Zira bir mesele hakkında fikirlerimizi beyan etmeden gelişmemiz , objektif olmamız mümkün değildir. Bu yüzdendir ki bu ilk adım hem kendi nezdimde , hem de toplumumuza değerli şeyler anlatma nezdinde bana kendimi oldukça iyi hissettiriyor.

5  Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

Romanlarımda mutlaka bir kadın mücadelesi oluyor. Bizler cefakar bir milletiz. Dolayısıyla kadın mücadelesinin her daim zihnime işlemiş olması muhtemelen kaçınılmaz olmuştur. Fakat okurlarıma bunu olumsuz bir dille anlatmıyorum romanlarımda temalar oldukça kıvamında işliyor. Bir hayat hikayesi gibi düşünebiliriz. Yazdığım karakterler de elbette kendimden bir nebze de olsa oluyor. Bazen kendi karakterimde ki o inat , mücadele ruhu , annelik içgüdüsü , fedakarlık ya da ruhsal yansımalar tamamen beni yansıtabiliyor. Ancak net bir şey söylemem gerekirse bizler de kalemin oyuncusuyuz dolayısıyla kalemimizi elimize aldığımız andan itibaren her karaktere , her duyguya bürünebiliyoruz. Erkek bir karakter yazarken kendimi erkek gibi hissedebiliyorum örneğin. Eşimi , oğlumu , çevremi gözlemleyerek tüm bu duyguları daha da pekiştiriyorum.

6 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Kısmi olarak evet.

7  Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Kitabım “Geçmişin İzinden” Toplumsal sınıf ayrımlarını , kadınların ve çocukların gözünden hayatın acı gerçeklerini , aynı zaman da belki bir 20 sene öncesinde ki komşuluk , ve dostluk ilişkilerini konu alır. İnsanların birbirlerine yaptığı inanç ve statü ayrımları  güzel bir dille aktarılmıştır. Felsefik temalar ve varoluşsal sorgulamalar da geçer. Kahvede geçen gerçek sohbetler ve mahalle deneyimleri bizzat tarafımca gerçek yaşanmış bir yaşam hikayesinden esinlenerek yazılmıştır. Geçmişte çok katlı bir bina da oturuyordum. Herkesin hikayesi o kadar farklıydı ki bu kitabı yazarken geçmişte kaybolup , bu sebeple ilham aldım. Yalnızca oturduğum apartmanın değil , yaramaz bir çocuk olarak neredeyse mahallenin bütün hikayesini biliyordum. İşte tüm bu deneyimler bugün yazdığım “geçmişin izinden” adlı romanımı yazmama vesile oldu.

8 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Öncelikle yayımlanmış olan ilk eserim olduğu için benim için çok değerlidir ve yine söylediğim gibi geçmişte yaşadığım çok hareketli , acıklı hikayelerle , çarpık olaylar örgüsüyle yaşayan dolu dolu bir mahalle olduğundan yazarken aynı zamanda anılarımı da hatırladığım için duygusal olarakta büyük bir değeri ve hüznü vardır.

9  Yazarken size ilham veren şey nedir?

Her şey bana ilham verebilir. Biz yazarlar biraz daha farklı bakar olaylara. Sokakta yürüyen bir yığın insan, bir çocuk ağlaması , bir çocuk gülmesi , bir kadının acıklı hikayesi , bir erkeğin ailesi için yaşam mücadelesi tüm bunlar bana ilham verebilir. Gerisi yalnızca hayal gücümde cilalanır.

10 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

Bazen insanlara bir şeyleri anlatabilme içgüdüsü, bazen de tamamıyla sürekli fikir üreten zihnimizin kendini rahatlatma yöntemi.

 

 

11  Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Ben genellikle ilham perilerini bekleyen bir yazarım. Öyle bir an geliyor ki bir anda yazmaya ve tamamıyla artık o düzeni oluşturmaya başlıyorum. Her şeyden önce kendimi tanıyorum ben ,yaşayarak o dünyaya girmeden yazamam. Zira yazarken kendimi öyle kaptırıyorum ki; aynı zamanda yazarken sanki tüm yazdıklarımı yaşıyorum da. Bu yüzden bu hisse , bu duyguya tamamıyla odaklanmam çok önemli.

12 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

Genellikle gece sessizliğinde yazmayı severim. Geceleri kendimi çok daha zinde hisseder, çok rahat fikir üretebilirim. Her ne kadar bilimsel olarak en verimli saatler sabah olarak söylense de benim rutinim daha çok gecedir.  Ritüel demeyelim ama yazmadan önce o duyguya girmek için mutlaka Klasik müzik dinlerim.

13  Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Ölüm sahneleri beni çok zorluyor. 12 yaşlarımda beni büyüten anneannemi kaybettim. Ona son görevimi yapmak istedim ve kadın gassallarla birlikte anneannemi yıkadım. Morgda belki inanamazsınız ama anneannemi teşhis etme görevini de ben aldım. Ona çok düşkündüm bu yüzden her ölüm sahnesinde o an gelir aklıma ve yazarken ağlarım , çok ağlarım.

14 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Asla. Yazma süreci beni çok heyecanlandırıyor. Yaş aldıkça , bilgilendikçe ve yazdıkça kalemimin daha da güçleneceğine inanıyorum ve ne raddeye kadar geleceğim açıkçası merak ediyorum.

15  Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

Toplum psikolojisini anlamak , eski kültürleri yaşatmak , ayrıştırıcı değil, birleştirici olmak , aşkı seviyeli yaşamak , fedakar , cefakar olmak ama aynı zamanda dimdik durmak , eğitimi mutlaka önemsemek ve geliştirmek. Bir de asırlardır yaşadığımız kadınlarımızı ve çocuklarımızı bir nebze daha fazla korumak.

16 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?

Özellikle kendi benliğimize sorduğumuz içsel konuşma temalarının akıllarında kalıcı olmasını ve sözlerimi daima hatırlamalarını isterim.

17  Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Toplum psikolojisini anlamaları ve bazı içsel konuşmalarda kendi benliklerinin farkında olmalarını hedefliyorum. İnsan hayatının aslında ne denli kendine bağlı olduğunu , kararlarımızın geleceğimizi hatta neslimizi dahil nasıl etkilediğini , komşuluğu , kadınların çektiği ve en kötü zamanlarda bile nasıl dimdik durduklarını ve bir annenin gücünü tüm toplumun faydasına olacağını aktarmaya çalışıyorum. Statü farklılıklarının bazen bakıpta görmediğimiz , görüpte bakmadığımız ne gibi sebepler doğurabileceğini anlatıyorum. İnsanların birbirlerini ayırmadığı ve birbirini daima kucakladığı bir mesaj vermeye çalışıyorum.

18 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

Yazarken yalnızca bir karaktere , bir olay örgüsüne değil toplumun tüm nabzına dokunmaya çalışıyorum. Bu hususta belki de daha çok gerçekler örgüsünün içinde bulunmam beni bir çok yazardan ayırabilir. Hayal dünyamla tüm toplumun yaralarını , acılarını , sevinçlerini birleştiriyorum.

19  Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

Yazmayı asla bırakmayın. İlk yazdığınız yazı bir sonra ki yazınızdan her zaman daha kötü gelecektir. Bu geliştiğinizi gösterir. Bol bol okuyun ve yazın. Okumadan yazmak kalemsiz defter doldurmaya çalışmak gibi bir şeydir. Bu yüzden elinizden geldiğince okuyun ve gelişime , eleştiriye açık olun. Fikirlerinizi anlatmaktan , aktarmaktan korkmayın. Araştırıcı olun , özgün olun. Yazdığınız yazılarda mutlaka ya hayallere , ya kalplere , ya da zihinlere dokunun.. kurgusal yazılar hayal gücümüzü zenginleştirir , yer altı edebiyatı cesaretlendirir, romanlar çeşitli dünyalara kapı açar , bilimsel kitaplar zihnimizi ve bilgimizi güçlendirir, tarihsel kitaplar kültürel zenginlerimizdir. Hepsini birleştirdiğimiz zaman geriye yalnızca güçlü bir kalem ve zihin ortaya çıkar. Son olarak bazı insanlar yazdıklarından çekiniyor , utanıyor yazmaktan ve edebiyattan çekinmeyin. Edebiyatta tıpkı ruhumuz , zihnimiz kadar gerçektir. Yaptığınız işin ilk önce siz arkasında durun ve sonrasını yalnızca geliştirin.

20 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

Yazmak yaşamak kadar gerçektir. Zihinde hapsolan her fikir kendini tüketir. Tüketmeyin , üretin sevgi ve saygılarımla…

https://www.instagram.com/elifsahin.96/

Elif Şahin

 

 

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir