Ayşe Bedevi

1 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?


Cevap: Merhaba ben Ayşe Bedevi. Yazıyla kurduğum bağ çocukluk yıllarıma dayanıyor.
Genellikle eserlerimde öğretici ve eğlendirici öğelere yer veririm. Amacım eğlenerek, merak
ederek öğrenmek ve öğretmektir. Bursa şehrinde ikamet etmekteyim. Yazar olmanın yanı sıra
editörlük yapıyorum. Aynı zamanda derleme projeleri yaparak edebiyata ilgi duyan her bir
yüreğin sesine kulak veriyorum. Amacım edebiyat dünyasını güzelleştirmek ve yeni nesillere
yaşamlarımızdan parçalar aktarmaktır. Şuan basımdan yeni çıkan Dünyaya Kafa Tutuyorum
isimli romanım basımdan çıkmıştır; derlemiş olduğum iki projem bulunmaktadır. (Saygının
Ötesinde, Altın Kalpler) Sosyal medyayı aktif olarak kullanmaktayım. (i: yazar_a.b)


2 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?


Cevap: Aslında bu soruya spesifik bir cevap veremem. Yazarlığa yönelmemdeki en önemli
şey, öğrenmeyi ve öğretmeyi sevmemdir. “Söz uçar, yazı kalır.” Sözünü bu soruya cevap
olarak verebilirim.


3 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?


Cevap: İlk romanım olan Dünyaya Kafa Tutuyorum 2026 yılının Mart ayında basıldı. Ondan
önce Saygının Ötesinde adlı derleme kitabım (2025/Kasım) ve hemen ardından Altın Kalpler (
2026) basıldı. Şuan basılı 3 eserim bulunmaktadır.


4 Bu ilk adım size ne hissettirdi?


Cevap: Aslında bir insanın hedef ettiği bir şeye ulaşması tabi ki gurur verici bir şey. Lakin ben
yazdığım satırların nice güzel yüreklere şifa olduğu zaman hissetmem gereken asıl hisleri
hissedeceğimi düşünüyorum. Ama yine de bir şeyi başarmış olmanın verdiği mutluluk
bambaşka diyebilirim.


5 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?


Cevap: Eserlerimi genellikle ahlaki ve toplumsal değerleri ön planda tutarak yazmaya
çalışırım. Aslında her bir değerin, bir insana hitap etmesini isterim. Ve okuyucular,
karakterleri okurken “işte bu ben” diyebilmeli. Beni yansıtan tek bir karakter olduğunu
söyleyemem ama her bir karaktere en az bir özelliğimi katmaya çalışırım, diyebilirim


6 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?


Cevap: Buna bir değer verecek olursam %70 evet diyebilirim.


7 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?


Cevap: Dünyaya Kafa Tutuyorum: Umudu ve mücadele ruhunu anlatıyor. Bir insanın
istedikten ve çabaladıktan sonra hedefine ulaşabileceğini, zorluklara rağmen yeniden ayağa
kalkabilmenim mümkün olduğunu anlatıyor. “Hayat ‘bitti’ denildiği anda yeniden başlar…”
mesajını vermeye çalışarak bu eseri kaleme aldım.
Saygının Ötesinde: Saygının hayattaki öneminden, saygının kime duyulabileceğinden ve
kimseyi sevmek zorunda olmamamıza rağmen saygı göstermemiz gerektiğinden bahsediyor.
Altın Kalpler: Aşkın ne demek olduğunu, kime, neye ve nasıl aşık olduğumuzu anlatmakla
beraber, aşka dair şiir ve öykülerin bulunduğu bir eserdir.


8 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?


Cevap: Her bir insanın yüreğinde ufak da olsa güzel bir iz bırakmak istediğimden dolayı,
okuyucuların hissettiği duyguları önemsiyorum. Benim için en büyük anlam, güzel bir yürek
var etmektir. Var olan kötülükleri minimuma indirmektir.


9 Yazarken size ilham veren şey nedir?


Cevap: Aslında yazmak o kadar muazzam bir şey ki, spesifik olarak somut veya soyut bir şeye
bağlı olunmaz. Bu nedenle bazen yolda gördüğün bir ağaç bile sana ilham verebilirken bazen
de en sakin ve rahat ortam bile bir cümle yazdırmaz. Yani aslında önemli olan hissetmek;
hissettirebilmek.


10 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?


Cevap: Anlamak, bağ kurmak ve hissetmek. Soyut veya somut olan bir şeye yüklenilen
anlam, yazmaya itebilen en büyük güçtür.


11 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?


Cevap: Kitap okumak. Bir şeyler üretebilmek için bir hammadde gerekir. Ve yazarların
hammaddesi kitap okumaktır. Ne kadar çok okursan o kadar çok yazabilirsin. Bende yazmaya
verdiğim önemin yanında okumaya da önem veriyorum. Bu da beni besliyor, diyebilirim.


12 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?


Cevap: Hayır, belirli bir yazma saatim ve ritüelim yok.


13 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?


Cevap: Sanırım karşı tarafın nasıl anlayacağını düşünmek. Yazmak bir yandan birine bir
şeyler aktarmak demektir. Bir insana bir şey aktarırken, özellikle yazılı bir biçimde aktarırken
yanlış anlama olasılığı yüksek olabilir. Bu da beni oldukça düşündürüyor. “Aslında o kişi
benim anlatmak istediğimi anladı mı, istediğim mesajı alabildi mi?” sorularını doğurarak
biraz zorluyor.


14 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?


Cevap: Hayır, ben vazgeçmekten hiç hoşlanmam. Hedef olarak belirlediğim bir şey uğruna
çabalarım. İnsanız, yorulabiliriz ve bazen tıkanma noktasına ulaşırız. Burada da ben
dinlenmeyi tercih ediyorum. Yani vazgeçmek yerine dinlenmek, mola vermek ve yeniden
başlamak…


15 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?


Cevap: Genel olarak şunları sıralayabilirim, kitaplarımdaki bazı alıntıları yazabilirim: “Hayat
bitti denildiği anda yeniden başlar.” “Umutsuzluk kelimesinin içinde bile umut kelimesi yer
alıyorsa umut daima vardır.” “İstek ve çaba olmadan başarı olmaz.” “Hayat bir araba gibidir
ve direksiyonda olan sizlersiniz. Hayatınıza nasıl yön vereceğinize karar vermelisiniz.”


16 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?


Cevap: Her şeye rağmen hayatın daima devam edeceğini ve hayatımıza sadece bizim yön
verebileceğimizi bilmelerini isterim.


17 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?


Cevap: Çünkü her insanın bir hedefi, bir planı ve bir geleceği olmalıdır. İnsanlığa bir şeyler
kazandırmak ve yeni nesile bir şeyleri aktarmak uğruna eserlerime göz atabilir, kendi yollarını
çizebilirler. Bir de insanın, kendi yüreğinin sesini duymasını sağladığıma inanıyorum.
Satırlarımın kalbe şifa olabileceğini öngörüyorum.


18 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?


Cevap: Her yazar yeni bir dünya inşa ederek bir kitap yazmaya çalışır. Ben ise var olan
dünyayı güzelleştirmeyi hedeflerim. Yeni bir dünya, evren kurgulamak zor ama var olan
dünyayı güzelleştirmek daha zordur. Bende var olan dünyaya, var olan karanlığa bir ışık
sunuyorum, diyebilirim.


19 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne
söylemek istersiniz?


Cevap: Her insanın, kendi yüreğinin sesini dinlemesi gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden
etrafınızdaki sesleri dinlemek yerine biraz kendi yüreğinize kulak verin. Kendinizi tanıyın,
sevin, anlayın. Ve herkese inat devam edin, hedefinizi gerçekleştirin. Sizi ancak, siz
kurtarabilirsiniz…


20 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?


Cevap: Başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin ama; mükemmel olmak için
başlamak zorundasın. Yüreğinin sesine kulak vererek satırlarını en güzel biçimde
yazabileceğine inanıyorum…

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir