Bahar Ceylan

  1. Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Bahar Ceylan. 2000 yılında Şanlıurfa’da doğdum ve sınıf öğretmeniyim. Yazmayı bir anlatım biçiminden çok, bir iç dökme hâli olarak görüyorum. Şiirlerimde kelimelerden çok duygular konuşur.

2. Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Belirli bir dönüm noktasından ziyade, içimde biriken duygular beni şiire yönlendirdi. Söylenemeyen her şey zamanla bir dizeye dönüştü.

3.  Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

İlk yazdıklarım aslında bir şiir olma amacı taşımıyordu. Daha çok içimde kalan cümlelerdi. Ama zamanla o cümleler dizelere dönüştü.

4.  Bu ilk adım size ne hissettirdi?

İlk şiirimi tamamladığımda, içimde biriken bir duygunun hafiflediğini hissettim. Sanki yük olan bir şey, kelimelere bırakılmış gibiydi.

5.  Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

Şiirlerimde genellikle içsel çatışmalar, kırgınlıklar ve duyguların dönüşümü yer alır. Daha çok insanın iç dünyasına odaklanırım.

6.  Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Şiirde karakterden çok duygu vardır. Yazdığım her dizede kendimden bir iz mutlaka vardır.

7.  Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Yayımlanmış bir şiir kitabım var: Yitik Sitemler. Bu kitap, içimde biriken duyguların, kırgınlıkların ve söylenememiş cümlelerin bir araya gelmesiyle oluştu. Her şiir, farklı bir ruh hâlinin izini taşır.

8.  Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Yitik Sitemler benim için sadece bir kitap değil, aynı zamanda bir iç dökme alanı. Yazarken sustuğum her şeyi orada dile getirdim. Bu yüzden benim için oldukça kişisel ve derin bir anlam taşıyor.

9.  Yazarken size ilham veren şey nedir?

Bir an, bir his, bazen de bir sessizlik… Şiir çoğu zaman beklenmedik bir anda gelir.

10.  Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

İçimde büyüyen ve susturamadığım duygular. Yazmak, onları taşımanın bir yolu oluyor.

11. Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Şiir benim için planlı bir üretimden çok, anlık bir geliş hâli. Geldiğinde yazarım, gelmediğinde beklerim.

12.  Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

Belirli bir saatim yok. Ama genelde sessizlik ve yalnızlık, şiirin kapısını açan şeyler oluyor.

13. Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Duyguyu tam olarak ifade edemediğimi hissettiğim anlar. Şiirde eksik kalan bir his, en zorlayıcı şeydir.

14.  Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Evet, oldu. Ama şiir benim için bırakılabilecek bir şey değil. O hep bir şekilde geri dönüyor.

15.  Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

Duyguların bastırılmadan yaşanması ve insanın kendini inkâr etmeden var olması.

16. Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?

Okuyucunun şiirlerimi bitirdiğinde kendi duygularına dönmesini isterim. Belki de kendinden bir parça bulmasını…

17. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Çünkü Yitik Sitemler, sadece okunacak değil hissedilecek bir kitap. İçinde herkesin kendinden bir iz bulabileceği duygular var.

18. Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

Şiirlerimde süsten çok samimiyeti ön planda tutuyorum. Duyguyu olduğu gibi, filtresiz hâliyle yansıtmaya çalışıyorum.

19. Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

Yazmaya başlamak için doğru zamanı beklemesinler. Çünkü çoğu zaman o “doğru zaman” hiç gelmez. Eksik hissetseler bile yazsınlar. Çünkü yazmak, zamanla insanı tamamlayan bir süreçtir.

20. Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

“Kimse okumasa bile yaz, çünkü bazı cümleler önce insanın kendisini iyileştirir.”

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir