
1 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
– Ben Dilan Aydın Uzun. Namık Kemal Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği mezunuyum. Yıllarca kurumsal firmalarda, IT alanında mühendis olarak çalıştım. Evliyim ve bir oğlum var. İlk yüksek lisansımı Doğuş Üniversitesi Mühendislik ve Teknoloji Yönetimi alanında tamamladım. Şu anda da, Berlin’de dijital pazarlama üzerine ikinci yüksek lisansımı okumaktayım.
2 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
– Esasen küçüklüğümden beri masal, hikaye dinlemeyi çok severim. Aileden gelen bir hikaye anlatıcılığı özelliğimiz var. Dedelerimden, ninelerimden, büyüklerimden hep çok ilginç hikayeler, masallar dinleyerek büyüdüm. Kurt adamlar, şahmeranlar, yeraltından çıkan antik mezarlar, eski İstanbul maceraları vb.. Biraz da hayal dünyası geniş bir çocuktum, ilginç hikayeler uydurup kuzenlerimi, arkadaşlarımı şaşırtmayı oldum olası severdim. Ergen yaşlarımda şiir, şarkı sözü veya yoğunlaşan düşüncelerimi rahatlamak için defterlerime yazmaya başlamıştım. Ama bunlar devamlılığı olan yazılar değildi. Beni yazmaya en çok iten şey; sanırım yüksek lisans tezi yazmam oldu. Yüz küsur sayfalık bir tezi, çok kısa zamanda yazabildiğimi görünce, kendime, ben neden bir de kitap yazmayı denemiyorum ki dedim.
3 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
– Evet, akademik alanda yayınladığım makaleleri saymazsak, Kesilmeyen İp, roman anlamında yazarlık serüvenimin ilk eseridir.
4 Bu ilk adım size ne hissettirdi?
– Çok heyecan verici ve aynı zamanda tatmin edici bir his olduğunu söyleyebilirim. Kendi hayalinizden ürettiğiniz bir sürü karakter var. Onların hepsinin ayrı ayrı hayatları, düşünceleri ve hisleri var. Bir noktadan sonra yazar olarak siz seyirci gibi kalıyorsunuz ve hikayeler sanki kendi kendini olması gerektiği gibi tamamlıyor. Ortaya koyduğunuz bu eserin insanlar tarafından okunup, beğenilmesi ise inanılmaz mutluluk verici bir duygu.
5 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Bu benim ilk eserim, beni direkt olarak yansıtan bir karakter olduğunu düşünmüyorum. Bunu bilinçli olarak yapmak istemedim. Bu eserdeki herkesin orijinal olmasını istedim. Ancak elbette bazı karakterlerde, benim bir birey olarak sahip olduğum düşüncelerin yansımaları vardır.
6 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
Tabi ki, bazı karakterlerin düşünce yapısı, benim düşünce yapıma yakın olabilir; onları kendime daha yakın görebilirim. Ancak birebir kendimi bulabileceğim bir karakter mevcut değil.
7 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Kesilmeyen İp benim ilk eserim. Antik çağlarda Sümer’in bir köyünde başlayan Ninsun karakterinin hikayesi ile Osmanlı topraklarında bir dergahta derviş olmak için eğitim gören Yasir’in fantastik bir şekilde birleşen kaderleri; aşk, macera ve gerilim dolu bir hikayeye dönüşüyor. Bu kitap mitolojik ve mistik pek çok öğeyi barındırıyor. Kitap karakterler yönünden de çok zengin. Okuyanlar, bu kitapta birbirinden farklı hayat hikayeleri olan pek çok başka kişiyle de tanışacaklar. Bu kitapta, imkansızlık içinde hayata tutunan iyi ile, bolluk ve imkan içinde olan kötünün savaşını net bir şekilde görebiliriz.
8 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
Benim için anlamı büyük. Çünkü uzun zamandır, mitolojik ve mistik konuları da birleştirerek ortaya fantastik bir yolculuk hikayesi çıkarmak istiyordum. Bu ilginç hikaye, kafamda bayadır dönüp duruyordu ancak onu yazmak konusu bir türlü tam netlik kazanmamıştı.
Aslında daha net anlatmak gerekirse, kendim ilk defa okuyor olsam, çok zevk alacağımı bildiğim bir konu ve hikaye vardı aklımda; bu hikayeyi sonunda herkesle paylaşıyor olmak benim için büyük bir mutluluk.
9 Yazarken size ilham veren şey nedir?
Ben hayal gücü kuvvetli olan ve üreten herkesten ilham alabilirim. Ama yazmak konusunda bana en çok ilham veren şey, okuduğum diğer kitaplar oldu. Bunu şöyle anlatmak lazım, ilhamım o kitapların konuları değildi, o yazarların bu kitapları yazabilmek için cesaretlerinin olmasıydı.
Bir diğer ilhamım da 5 yaşındaki oğlum ve onun sınırsız hayal gücüyle, her gün uydurduğu farklı hikayeleriydi. Açıkçası onun bu hikaye anlatıcılığındaki cesareti, bana içimde unuttuğum bir şeyleri hatırlattı diyebilirim.
10 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
Aslında hoşuma giden bir fikri, herkesle paylaşma güdüsü diyebilirim. Ben öğrendiysem başkaları da öğrensin isterim. Ben keyif aldıysam, diğer insanlar da bundan keyif alabilir diye düşünürüm.
11 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Küçük çocuğu olan bir anne olarak pek rutinim olduğunu söyleyemeyeceğim. Ancak daha çok akşamları, uyumadan önce yazıyordum.
12 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Yazarken duygusal müzikler dinlemeyi çok severim. Bu klasik müzik de olabilir, Türkçe slow şarkılar da..
13 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Romanımda bazı kritik anlar ve objeler vardı. Çoğu zaman bunlarla alakalı aklımda birden fazla hikaye veya son oluyordu. Hangisinin hikayeye daha uygun olabileceğini seçmek bazen zorlayıcıydı.
14 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Esasen bir iki defa sıkıldığım an oldu, çünkü roman yazmak gerçekten yorucu ve mesai isteyen bir iş. Ancak hikayemi o kadar sevdim ki, bırakmanın ona haksızlık olacağını düşündüm.
15 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Esasen benim hikayem, fantastik kurgu olmakla beraber, kadının gücünü gösteriyor. Aynı zamanda da sevginin gücünün ve erdemli davranmanın nelerin üstesinden gelebileceğini görüyoruz.
16 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
Okuyucunun sonunda kitabı kapatınca, duvara bakıp; aşk, özlem, üzüntü, neşe vb. duyguları bir arada yaşayıp, bir süre öylece kalmasını isterim. O nasıl güzel ama çarpıcı bir hikayeydi demesini beklerim J
17 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Çünkü bu kitapta, okumayı sevenler için çok farklı bir tat olduğunu düşünüyorum. Oldukça sürükleyici, temponun hiç düşmediği bir fantastik kurgu olmasının yanında, tarihin farklı ve gerçek periyodlarının iç içe işlendiği bir kitap. İçinde, alışılmışın dışında bir şekilde, mitoloji ve mistisizmi barından bir eser. Bu konularda ilgisi olanların severek okuyacağına inanıyorum.
18 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Beni diğer yazarlardan ayıran şey, hiçbir hikayeyi uzatmayı sevmemem olabilir. Bunda Rus edebiyatında ve bizim ülkemizde verilen ilk romanlarda bazen betimlemelerin sayfalarca sürmesi ve benim de biraz sabırsız bir insan olmamın etkisi olabilir. Bu sebeple eserimde olaylar çok hızlı ve gelişmeler peşi sıra yaşanıyor. Galiba biraz da, insanları şaşırtmayı ve bazı şeyleri insanların hayal gücüne bırakmayı seviyorum. Bazı minik boşlukları da onların hayal gücü doldursun istiyorum.
19 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
Buna kendimi de katarak söylüyorum, çünkü ben de yeni bir yazarım. Bence en önemlisi ne olursa olsun kendine güvenmek, vazgeçmemek ve yazmaya devam etmek. İster çok satsın, ister az satsın, ister o kadar da okunmasın yine de üretmek çok güzel.
20 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
Hayatta bir şeyi deneyip, başarısız olmaktan daha kötü bir şey varsa o da hiç denememektir. Hiç denemeyen kişi, zaten baştan kaybetmiştir. O yüzden deneyin; ya eserim kötü olursa, ya insanlar dalga geçerse gibi toplum baskısını kendi kendinize uygulamayın. Bir tanecik hayatımız var, onu istediğimiz gibi ve kendimiz olarak yaşamalıyız. O yüzden denemekten asla çekinmeyin.

