1📌 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Ozan TÜRK. 1983 yılının Ağustos ayında İstanbul’da doğmuşum. Şu an bilişim teknolojileri firmasında çalışıyorum. Müziğe ve yazım sanatlarına küçüklüğümden beri yoğun ilgi duymaktaydım ve her iki konuda da yetenekli sayılırdım. İlk yazılarımı orta okul zamanlarımda yazmaya başlamıştım. Daha çok şiir türü ile yakından ilgiliydim. Hala da aslında öyledir. İlk kitabım olan Ebedi Kürekçi Destanı, roman türündedir. Bu yılın başında yayınlamaya hazır hale getirdim. Müthiş erdemleri olmayan sıradan biriyim.
2📌 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Her insanın olduğu gibi tabii benim de hayatımda çok küçük yaşlarımdan beri birçok dönüm noktası olmuştur. Sanırım bu kırılma noktalarının hem başlangıcı hem de en büyüğü, henüz 3 – 4 yaşlarında ablamın aramızdan ayrılışı olabilir. Sonrası yine birçok dönüm noktası ile doludur. Hepsini burada anlatmayayım. Yazarlığa yönelmemde etkili olan şey aslında olaylar değildi olayları konuşarak anlatmak ile yazmak arasındaki anlam farklıydı. Bir şeyleri yazarak anlattığımda, ilgili hadisenin esas ağırlığını ve manâsını verebildiğimi hissediyordum. Hala da öyle.
3📌 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
Kaleme aldığım ilk eser mi aslında hayır. Yayınlanmış ilk eserim mi evet.
4📌 Bu ilk adım size ne hissettirdi?
Duyulabilme ihtimalinin güzelliğini.
5📌 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Ebedi Kürekçi Destanı tamamıyla benim hikayemdir. Kürekçi benim.
6📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
Tabii ki yani sadece Ebedi Kürekçi Destanı ile ilgili değil tüm yazdığım yazılarımda şiirlerimde tabii ki parçalarım var ki daha önce de yazdığım gibi Ebedi Kürekçi Destanı tamamen benim hikayemdir.
7📌 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Yani birkaç edebiyat dergisi içerisinde yayımlanmış şiirlerim dışında, aslında yayımlanmış olan ilk eser Ebedi Kürekçi Destanı.
Kısaca bahsetmek gerekirse aslında insana dair birçok duyguyu, insanın özünü, önce içi ve sonra dışıyla olan bitmek bilmeyen kavgasını ve tabii ki dönüşümünü anlatmaya çalıştım diyebilirim.
Bunu anlatırken, efsane dili ve anlatımını kendi dilimle birleştirerek vermeye çalıştım. Hem şiirsel ozanların tınısını kullanıp hem tüm bir hikâyeyi olay akışı ve zaman mekân yönetimini düşsel bir bakış açısıyla harmanlamak çok güzel bir deneyimdi.
Yeni bir evren, yeni ağaçlar, yeni karakterler üretebilmek yani her elementiyle yeni bir harita çizmek ve her şeyi metaforlarla anlatabilmek hem çok ince işçilik gerektirdiği için zor hem de çok keyifliydi.
Kitabın içine yepyeni karakterler, yepyeni mekanlar, yepyeni yolculuklar ve anlamlar bulacak olan okuyucu için küçük bulmacalar bıraktım.
Nihayetinde ben okuduğumda, içime sindi diyebilirim.
8📌 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
İzler. Yaşadığım hayatta diğer insanlara bırakabildiğim izler. Bir kişi bile okusa kâfi. Bir kişi bir kişidir. Hepimiz aynı dağa çıkıyoruz aslında, herkes kendi yolundan çıkıyor. Herkes o kendi yolundaki manzarayı görüyor ve deneyimini ona göre yorumluyor. Dağın aynı yüksekliğinde sen bir göl görüyorsun, ben kayalıklar görüyorum. Tüm bu görüşler bize bütüne ait perspektifi veriyor. Ben o bütünde gördüklerimi paylaşıyorum. Zaten olayın güzelliği burada bence. Bu kitabı okuyup, kaderci bir çıkarım yapan da olacaktır. Gerçekçi bir çıkarım yapan da olacaktır. Benim için ne anlattığım ise sadece benim için olacaktır. İşte bu izi çok seviyorum.
Kısaca iz. Anlamı iz.
9📌 Yazarken size ilham veren şey nedir?
Anlatmadan yok olmamak telaşı. Çünkü bir şeyler oldu. Birilerinin anlatması gerekiyordu.
10📌 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
Aslında o andır. Yani buna nedir diye cevap verebilir miyim bilmiyorum. Konuşmak isteyip anlatsan tahammül dediğimiz şey içerisinde birçok alt özellik ile geliyor. Zaman, değer, önem vb. o yüzden teknik açıdan ele alırsak eğer yazarak anlatmak istediğini bölünmeden anlatmış oluyorsun. Ve bunu arz ediyorsun. Tahammülü olan okuyor, olmayan okumuyor. Hatta okurken bile tahammül çok etkili oluyor diye düşünüyorum.
Ama tabii bu konuyu bu şekilde ele almak pek de tercih ettiğim bir şey değil.
Derdin vardır, anlatmak istiyorsundur ve evet andır. O an. Yazarsın.
11📌 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Bir üretim rutinim olduğunu iddia edemem. Zaten olmasını da istemem sanırım. Tetikleyiciler beni harekete geçirir. Bazen bir duygu, bazen bir ses, bazense duygular, sesler yani tekil ve çoğul tetikleyiciler beni harekete geçiriyor ve yazarak anlatamaya çalışıyorum.
Buna bir rutin diyebilir miyiz bilmiyorum.
12📌 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Hayır yok.
13📌 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Bunu Ebedi Kürekçi’yi ele alarak cevaplarsam eğer, strateji ve planlama. Olay akışı, zaman ve mekân akışlarının doğru verilmesi. Haritanın doğru korunması. Ürettiğim tüm o evrenin akışının ve ritminin hikâyenin içinde kaybolmamasını sağlamak diyebilirim.
14📌 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Bu çok değişik bir soru benim için. Çünkü ben zaten vazgeçtiğim için yazmıştım. Genelde vazgeçtiğimde yazmaya başlıyorum sanırım. Dedim ya iz…
15📌 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Yayımlanmış tek eserim olduğu için onu ele alırsam eğer; insan, aslında insanın ne kadar kompleks bir varlık olduğu. Bazı yazılmamış dengelerin olduğu ve bu dengelerin bozulmaması gerektiği. Ya da bozuluyorsa eğer bunun getireceği riski de kabul etmemiz gerektiği.
Yani kısaca içinde çok değerli bir taş var diye bir dağı patlatıyorsan, sonuçlarına da imza atman gerektiğini bilmelisin.
16📌 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
Zihinlerinde neyle kalırlar bilmem, çünkü birçok şey var aslında zihinlerinde kalmasını istediğim.
Ama derdimi anlasınlar yeter. Dünyamızda olmayan adaletin bu kitapta olduğunu hatırlasınlar yeter.
17📌 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Çünkü tamamen bir hayal gücü görecekler. Yeni ağaçların, yeni hayvanların, yeni dağların ve nehrin hikâyesini okuyacaklar. Çünkü kendilerinden birçok parça görecekler. Çünkü vazgeçmeyi, çünkü yok olmayı ve yenilenmeyi görecekler.
18📌 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Yani bu soruya nasıl cevap verebilirim bilmiyorum. Ne desem muhtemelen bir başka yazarda da o beni ayıran özellik vardır.
Sade bir dili tercih ediyorum. Hikâye ritminin kaybolmamasını önemsiyorum. Akıcılık benim için önemli. Bu şiirlerimde de böyledir. Anlamsız metaforlardan ya da hiçbir şey anlatmayan benzetmelerden kaçınırım hatta sevmem.
Yazdıklarımın kendine has zekalarının olmasını seviyorum. Bunu Ebedi Kürekçi’de de göreceksiniz.
19📌 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
Vazgeçmeyin. Kendi ritminizi bulun. Kendi patikanızı çizin. İz bırakın. O iz yamuk yumuk bile olsa bu sizi üzmesin. Önemli olan serüvenin kendisi.
20📌 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
Anlamı, manâsı eksik olan harika tekniklerle yazılmış yazınız hiçbir şey anlatmayacak.

