Engelsiz Yaşam: Asıl Engel Nerede Başlıyor?.. Gözde Görmez

Engelsiz Yaşam: Asıl Engel Nerede Başlıyor?

 

Toplum olarak “engelsiz yaşam” dediğimizde, genellikle rampaları, asansörleri, kaldırım taşlarını konuşuruz. Oysa işin asıl yükü betonlarda değil; zihinlerde başlar. Bu köşe yazısında, engelsiz yaşamın psikolojik boyutunu konuşuyoruz. Sorular net, cevaplar filtresiz.

 

– Engelsiz yaşam sizce nedir?

Engelsiz yaşam, engeli olan bireyin hayata “rağmen” değil, hayatın içinde var olabilmesidir. Yardım edilmesi gereken biri gibi değil, kendi kararlarını alabilen bir birey olarak görülmesidir. Fiziksel düzenlemeler önemlidir ama asıl mesele, bakış açısıdır. Çünkü insanı en çok yoran şey merdivenler değil, acıyan bakışlardır.

 

– Psikolojik olarak en büyük yük nerede başlıyor?

Sürekli güçlü olmak zorunda bırakılmakta. Engelli birey ya “kahraman” olmak zorundadır ya da “acınası”. İki rol de insanı boğar. Oysa insan bazen yorulur, bazen vazgeçmek ister. Buna da hakkı vardır. Toplum, engelli bireyin duygusal iniş çıkışlarına tahammül etmekte zorlanır.

 

– Toplumun en sık yaptığı psikolojik hata nedir?

İyi niyetli ama sınır ihlali dolu davranışlar. Sormadan yardım etmek, konuşurken üçüncü şahıslara hitap etmek, başarıyı abartarak normal olanı olağanüstüymüş gibi sunmak… Bunlar destek değil, mikro baskıdır. İnsan, kendisine “eksik” muamelesi yapılmasını her seferinde yeniden yaşar.

 

– Peki aileler bu süreçte nerede duruyor?

Aile, hem koruyucu hem de sınırlayıcı olabilir. Aşırı korumacılık, bireyin kendi potansiyelini keşfetmesini engeller. “Ben yapamam” cümlesi çoğu zaman bireyin değil, çevrenin ona yıllarca fısıldadıklarının sonucudur.

 

– Engelsiz yaşam mümkün mü?

Mükemmel bir engelsiz yaşam yok ama daha adil bir yaşam mümkün. Bunun yolu da empati değil, eşitlikten geçiyor. Empati seni anlık olarak duygulandırır; eşitlik ise kalıcı çözüm üretir. İnsanların “neye ihtiyacın var?” diye sormayı öğrenmesi bile büyük bir adımdır.

 

– Son olarak ne söylemek istersiniz?

Engel, bir bedende değil; kabullenişin eksikliğinde büyür. Bir gün herkes bir şekilde kırılgan olabilir. O yüzden mesele “onlar” değil, hepimiz meselesidir. Engelsiz yaşam bir lütuf değil, haktır. Ve haklar alkışla değil, düzenlemeyle korunur.

Gözde Görmez

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir