Yağmura çevrilen bakışın,
Sükutuyla akıyor gözlerimin derinlerine.
Uykularında gezerken beyhude zamanın,
Hayal meyal hatırlıyorsun her şeyi.
Yanılgıya kazınan öykülerin,
Her sayfasında ayrı tadı hayatın,
İliklerine dahi nüfuz eden rüzgarda;
Hata mıdır ? Özlenir nefesi sevdiğinin.
Yitik kentlerin kıyısındasın,
Sürmektesin kendi gerçeğinin kayıp izini.
kadim tarihte işlenen insanlık ayıbını
Toprağa karışan bedenlerde ararsın,
Ve gelirken peşinden hüznü sokakların.
Gideriz bizim olmayan bir geleceğe doğru,
Kuşların da yok anlaşılan sığınağı yeryüzünde.
Ve birden bastırınca haşin bir yağmur,
Anlarız;
Sığamayız dünya denen can evimize.
Girilen kapısından,
İçine dönülen upuzun yolculuk,
Arta kalan;
Bir yığın kül gelip geçtiğimiz…
