
1 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Adım Serpil Kaya. 1977 İstanbul doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Halkla ilişkiler Bölümü mezunuyum. İlk kitabım ‘’Gri Koza’nın Kelebekleri’ ’Aralık 2015 tarihinde yayımlandı. Tiyatro temalı kitabım ‘’Derin Nefes Sayıklamalar’’ Nisan 2018’de raflardaki yerini aldı. 2017 yılında Akademya Tiyatro Metni Yazma Yarışması’nda ‘’Esir Şehrin Aktörleri’’ adlı tiyatro metnim jüri özel ödülü kazandı. Eser aynı adla 2023 yılında yayınlandı.
2 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Editör, Öğretmen ve Hattat bir dedenin torunuyum. Çocukluğum, dedemin ahşap yazı masasında daktilo tıkırtıları eşliğinde yazdığı yazıları, çevirileri okuyarak ve takip ederek geçti. ‘’Bir gün ben de Yazar olacağım’’ motivasyonumun ana kaynağı, dergi ve kitap kokulu bir evde doğup büyümüş olmaktır.
3 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
İlkokul yıllarında yazdığım kompozisyonlar okulda panoya örnek olarak asılırdı. Mansiyon ödülü bile almıştım ilkokul ’da. Ama kitap olarak kaleme aldığım ilk eserim ‘’Gri Koza’nın Kelebekleri’’ adlı kitabımdır.
4 Bu ilk adım size ne hissettirdi?
Hayatımın ana hedefi çok iyi ve başarılı bir yazar olmaktı. Emeklerimin karşılığını görmek benim en büyük yazma motivasyonum oldu.
5 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Hayatın içinde durup fark edilmesi gereken ince nüansları yazmayı, hayatı mercek altına almayı çok seviyorum. Gün içerisinde bir kafede, sokakta duyduğum bir cümle ya da izlediğim filmdeki bir karakter bana farklı pencereler açıyor. Kendimden esinlendiğim karakter sayısı çok azdır, ama elbette ki yaşamın içinde hissettiğim duyguları da aktarıyorum eserlerimde.
6 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
İnsanlar benzer duygularda ve ortak paydada mutlaka buluşurlar bir gün. Kimi erken kimi daha geç. Enerji evrenseldir yani. Kendimi yansıttığım karakter sayım çok az. Genellikle dış dünyadan, kolektiften beslenen bir yazarım ben.
7 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Şimdiye dek 3 kitap yazdım. Ama kolektif seçki kitaplarda da eserlerim var. Öykü ve tiyatro oyunu seçkilerinde yer almayı da seviyorum.
İlk kitabım ‘’Gri Koza’nın Kelebekleri’’ 2015 yılında piyasaya çıktı. Şarkı sözü, şiir ve aforizmalardan oluşuyor.
İkinci kitabım ‘’Derin Nefes Sayıklamalar’’ 2018 yılında yayınlandı. Eserim tiyatro metinlerinden oluşan bir deneme kitabı. Her bölümde ayrı başlığı ve iki ana karakteri var. Tiyatro günlükleri de diyebiliriz bir anlamda.
Üçüncü kitabım ise ‘’Esir Şehrin Aktörleri’’. 2017 yılında Akademya Tiyatro Oyunu Yazma Yarışması’nda ödül aldı ve 2023 yılında kitaplaştırıldı.
8 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
Hepsinin hissettirdikleri farklı elbette ki. Her geçen yıl kalemimin, yazım ve anlatım dilimin farklılaşması, gelişmesi ve okuyucuyu bir şekilde kalbinden yakalaması çok özel benim için. Ama ‘’Esir şehrin Aktörleri’’ kitabımın yeri her zaman apayrı olacak sanıyorum ki.
9 Yazarken size ilham veren şey nedir?
Yazdığım karakterlerin ve hikâyenin insanlarda bir karşılığının, etkisinin ve büyüsünün olması dileği ile yazarım hep. Bu nedenle kalplere dokunabilmenin gücü benim en önemli motivasyonlarımdan birisi.
10 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
O fikrin büyük bir mercek altına alınarak yazılması, farklı bir bakış açısıyla güncellenmesi gerektiği hissi. En azından benim için bu böyle ilerliyor.
11 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Belirli bir rutinde yazan bir yazar değilim. İlham perisi bana ne zaman ‘’Haydi, kalk, yaz!’’ derse ve iç sesim ne zaman ‘’Bu hikâye artık satırlara dökülmeli’’ derse o zaman yazıyorum.
12 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Yazı masamda ve gecenin sessizliğinde yazmayı seviyorum. Gece insanıyım. Günlük hayatın telaşı ve gürültüsü benim motivasyonumu azaltan detaylar.
Ve elbette ki, bir yazar klasiği olarak, kahvesiz asla.
13 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Bazen bir tek kelime ya da cümle için bir hafta ya da daha uzun zaman beklediğim olur. O cümle oraya oturmamıştır kafamda, silerim ve beklerim. Ama bu da bir yazarın gelişimi için en önemli faktör bence.
14 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Sektörel sıkıntılar nedeni ile bazen pes ettiğim noktalar olmuştur ama bu çok kısa süreli bir his. Asla vazgeçmedim yazmaktan, insanlara hikayeler aktarmaktan.
15 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Yapay ve sanal bir dünya gerçeği ile karşı karşıyayız. İnsani duygular, temalar ve hayatın sert gerçekliğini yaşayıp tecrübe etmiş karakterleri yazmayı seviyorum. Ve yazdığım tiyatro oyunlarım da genellikle insan duygularının ve tepkilerinin derinliklerine inebilmek amacıyla yazılmış eserler. Derin psikolojik karakterleri yazmayı çok seviyorum.
16 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
Eserimin onda bir tanıdıklık, aşinalık hissi yaratmasını ve okuyucumla aynı ortak paydada buluşabilmiş olmayı hedeflerim ve arzularım hep.
Eserimden ne anladığı, ne hissettiği daha çok onun bakış açısıyla alakalı olur ama. Ve öyle de olmalı.
17 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Derin karakterlerimi okuyan bir okur, kendi zihninde de bir derinlik yaratabilir bence. Zihin sınırlarını aşan karakterler ve öyküler daha kalıcı izler bırakır.
18 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Teatral bir dil kullanırım genellikle. Beni diğer meslektaşlarımdan farklı kılan belki bu özelliğim olabilir.
19 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
Hayatım hep kitap okumakla ve araştırmakla geçti. ‘’Merak ve ilgi’’ besler bir yazarı. Elbette ki, çok kitap okuyup bol bol da gözlem yapmaları onları ileride iyi birer yazar yapmanın temel taşlarını oluşturur.
20 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
‘’İnsanlara anlatmak istediğin bir hikâyen varsa, şimdi başla.’’

