GEÇ KALAN ADALET, ADALET DEĞİLDİR
Bir anne düşünün.Aylarca adliye.kapısında bekleyen bir anne…Elinde bir pankart, dilinde tek bir.kelime: Adalet.
O anne bağırmadı.
Haykırmadı.
Yalvardı.
“Bana yapılanları geçtim, kızımı koruyun” dedi.
“Kızım için adalet istiyorum” dedi.
Peki biz ne yaptık?
İzledik.
Paylaştık.
Üzüldük.
Sonra hayatımıza devam ettik.
Ve bir sabah…
Zeytinburnu sahilinde iki cansız beden bulundu:
Bir anne.
Bir kız çocuğu.
Şimdi herkes konuşuyor.
Herkes üzgün.
Herkes öfkeli.
Ama asıl sorulması gereken soru şu:
O anne adliye önünde nöbet tutarken neredeydiniz?
Kızının gözleri korkudan büyürken neredeydiniz?
“Başıma bir şey gelirse inanmayın” derken neden kimse gerçekten duymadı?
Bir kadın aylarca “beni koruyun” diye sesleniyorsa,
bu artık bireysel bir mesele değildir.
Bu, sistemin sınavıdır.
Ve biz o sınavdan kaldık.
Bir çocuğu koruyamayan bir düzen, hangi adaletten söz edebilir?
Bir anne “kızım için yaşıyorum” derken onu yalnız bırakan bir toplum, hangi vicdanla susabilir?
Şimdi açıkça soruyorum:
Sorumlu kim?
O küçük kız mı?
Hayır.
O anne mi?
Hayır.
Sorumlu;
duyup da duymayanlar,
görüp de görmeyenler,
dosyaları rafta bekletenler,
“yarın bakarız” diyenlerdir.
Çünkü adalet beklemez.
Adalet ertelenmez.
Adalet gecikmez.
Geciken şey adalet değildir.
Adı ihmaldir.
Adı suskunluktur.
Ve en acısı şu:
Şimdi adalet gelse bile o anne geri gelmeyecek.
O çocuk geri gelmeyecek.
Mezar taşına yazılan karar, adalet değildir.
Öldükten sonra gelen adalet, adalet değildir.
Geç kalan adalet, adalet değildir.
Bir annenin çığlığı sahile vurdu.
Dalga dalga yayıldı.
Keşke o ses mezarlığa değil, zamanında mahkeme salonuna çarpsaydı.
Bu yaşananlar bir haber değildir.
Bir istatistik değildir.
Bir dosya numarası değildir.
Bu, son nefesine kadar mücadele eden bir annenin hikâyesidir.
Ve artık önümüzde iki yol var:
Ya gerçekten değişeceğiz,
ya da bir sonraki haberi bekleyeceğiz.
Ben beklemek istemiyorum.
Ben susmak istemiyorum.
Bir annenin çığlığının daha sahile vurmasını istemiyorum.
Çünkü bir ülkede adalet,
en zayıfı koruyabildiği kadar adalettir.
Ve biz en zayıfı koruyamadık
Halise Aydoğdu

1 Comment