
1📌 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
1989 yılında Üsküdar’da doğdum. İlk kitabım “yedi göbek yalnızlığımsın ” şarkı sözü olarak yazdığım şiirlerin kitaba çevrilmesiyle hayata geçti. Ben bir kitap yazmak için yola çıkmadım aslında. Yazma isteği her zaman benimleydi. Hayatta her şeyin kendi zamanını beklediğini düşünüyorum. Bu yüzden hiç bir şey için erken ya da geç değil. “Geçmişten düşenler” ‘de kendi zamanının bekledi ve kendisi için en doğru zamanda beni harekete geçirip, yazılmaya başladı.
2📌 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Hayatın bir çok dönüm noktası var, benim için. Duygusal kırılmalar, başarısız olduğu düşünülen zamanlar, kayıplar, hikayeler, ötekileştirilmeler gibi ama tüm bunları sadece bizi üzen ya da duygusal anlamda etkileyen olaylarda kalıplaştıramayız. Bazen yakınlık, sevgi, inanç tüm bunlar hayatın içinde bizi dönüştüren, değiştiren ve şeklimizi tamamlamamıza yardımcı olan nedenler.
Yazarlığa yöneldiğim bir an yok aslında. Yazmak, yazılanların, hiç yüz yüze gelmediği birçok insanla en samimi yerden konuşabilmesi, hayatımın her noktasında yeniden gerçeklemesini istediğim hayalim. Çünkü her yeni kitap bu hayali yeniden kurduracak ve gerçekleştiğinde, bir diğer kitap aynı hayali yeniden başlatacak. Yazarlığa yönelmek diyemiyorum bu yüzden, yazı her zaman benim hayalim, beni bir çok ben ile kalabalıklaştıran, çoğaltan halim.
3📌 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
İlk kitabım “yedi göbek yalnızlığımsın” şarkı sözü olarak yazdığım şiirlerdi.
4📌 Bu ilk adım size ne hissettirdi?
Duymak harika bir duygu. Yazı aynı zamanda işitsel bir eylem. Kelimelerimi başka bir insanın sesinde, zihninde nefes alırken görmek tarif edilemez bir heyecan
5📌 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Tabii. Çünkü kurgu, düşünceyle birleşiyor. Düşüncelerimin ben kimliği, yazdığım karakterlerle ve ya cümleyle birleşiyor.
6📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
Aslında 5. Soruyla aynı cevabı veririm, bunun için
7📌 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Geçmişten düşenler, geride kalanların, unutulan ve hatırlananların, biraz hafızanın aklında kalanların kitabı. Nesnelerin ve insanların karakterde bıraktığı hatırları, hatırlattıklarını anlatıyor. Melankoliyi, umutla birleştiriyor. İnsanın kafa karışıklıklarını, değişimi ve değişen insanın, kendisine yabancılaşmasını, yeniden umut etmeye başlamasını anlatıyor.
8📌 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
Kitapla bir cümle var. “Eskiyi hissetmek acısıyla da olsa iyi geldi Gülsüm’e. Hatırlamak ona, hatırlanmak merhumlara.” Geçmişten düşenler, bir yandan da hafıza kitabı. Eskiye gitmek, eskide kalanları hissetmek.
9📌 Yazarken size ilham veren şey nedir?
İnsanlar. Çünkü bütün duygular iyilik ve ya kötülük hepsi insanla başlıyor.
10📌 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
Bende bu sorunun cevabı yok çünkü yazı benim her zaman yeniden kurulacak hayalim. Benim içimde hep var olan bir yer, orası.
11📌 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Benim için biraz zor geçiyor süreç. Devam eden bir çalışma hayatım var ve hepimizin zamanının tamamına yakınını meşgul eden gündelik uğraşlar. Ama ben bunlara rağmen yapabilmeyi seviyor ve seçiyorum. Çünkü artık durabilmek büyük bir lüks. Zaman ayırabilecek zamanı beklersek, yapamayız. Tezatla yapabilmeliyiz. Zamansızlığa rağmen zamanı kullanabilmeliyiz. Diğer türlüsü muhteşem olurdu ama buna imkan yok diye bekletmek, yapmamak yerine, tersliklere rağmen oluşturmalıyız. Ben kitabın yüzde doksanını telefon ekranında ve yarısı düşünmekle geçen, bir kaç cümle yazabilecek vakit bulduğum anlarda yazdım. Bu yüzden ayrıca özel benim için.
12📌 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Ben gece ve çok sıcak olmayan saatleri tercih ediyorum.
13📌 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Zaman
14📌 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Olmadı çünkü bir şeyi derinden istediğimizde bir güç bir inanç yerleşiyor, bizlere.
15📌 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Her hikaye bölümünün kendi mesajı var aslında, onu okura bırakıyorum. Çünkü herkes kendi bakış açısıyla görecek ve alması gereken mesajı alacak
16📌 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
Geriye bakıp, eskiye dönebilmesi ve artık aklına bile getirmediği şeyler için yeniden hayal edebilmesi. Hafızanın hatırlatma, hatırlamalarında insanı yeniden başlatma gibi bir gücü var çünkü.
17📌 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Benimle cümlelerimi paylaşmalarını çok isterim ama neden okumalılar cevabını onlar bana verecekler. Çünkü içinde neleri bulacaklar, onlara değme, dokunabilme şansım olacak mı, bunu göreceğim. Bana göre bu sorunun cevabı okurda.
18📌 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Beni diğer yazarlardan ayıran şeyler, her yazarın kendi anlatım dili bambaşka, parmak izi gibi aslında. Bu en temel ayırıcı özellik. Bunun dışında kusurlarım, eksiklerim ve tamlarım aslında. Bir cümlem tastamam olurken, diğeri kusurlu ve kendine has sakatlıklarıyla olacak. İnsan gibi aslında, beni ben olan özelliklerim, tam ve eksik cümlelerim diğerler yazarlardan ayıracak.
19📌 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
Ne olursa olsun, yol hep var. Yolculuktan yorulmamak, yorulunca vazgeçmemek derdim.
20📌 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
Kelimeleri yakalamak.Kitapta Hanım isimli bir karakter var. İnsanlar hiç bir şeyi değil ama kelimelerini onunla hep paylaşsın istiyor. Okuma yazması olmadığı için geldiği yerin eksik kelimelerini, insanların konuşmalarından topluyor. Ben ona hayranım. Bizde Hanım Hanım gibi geldiğimiz yerin eksik kelimelerini toplamalıyız. Tek başımıza daha çok anlatabilmek için bunu öğrenmemiz gerek.

