1📌 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Kaan Hemşire. Sağlık alanında çalışan, kelimelerle ise geceleri yol alan bir yazarım. Mesleğim bana insanın en çıplak hâlini gösterdi; yazarlık ise bu tanıklıkları anlamlandırma biçimim oldu. Bilimkurgu benim için kaçış değil, gerçeğe başka bir pencereden bakma yolu.
2📌 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Okuduklarım kadar tanık olduklarım da belirleyici oldu. İnsanların söyledikleriyle yaptıkları arasındaki fark, tarihin anlatılanla saklanan yüzü ve bilimin henüz cevaplayamadığı sorular beni yazıya itti. Yazmak, bu çelişkilerle başa çıkma yöntemim oldu.
3📌 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
Yayımlanan ilk büyük eserim Menry – Kök Atalar. Ancak ondan önce defterlerde kalan, yarım bırakılan, cesaret edilemeyen çok metin vardı. Aslında her yazarın ilk eseri, çekmecede bekleyenlerdir.
4📌 Bu ilk adım size ne hissettirdi?
Hem büyük bir rahatlama hem de tuhaf bir tedirginlik. Çünkü yazdığınız şey artık yalnızca size ait olmuyor. Okurun zihnine bırakıyorsunuz ve orada nasıl şekilleneceğini kontrol edemiyorsunuz.
5📌 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Gizlenen gerçekler, devlet sırrı, insanın iktidarla imtihanı ve fedakârlık temaları sıkça yer alıyor. Bilimle inanç, geçmişle gelecek arasında kalan karakterler bana çok yakın.
6📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
Tam olarak değil ama parçalar hâlinde evet. Bir karakterin kararsızlığında, diğerinin cesaretinde, bir başkasının sessiz isyanında kendimden izler var.
7📌 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Menry – Kök Atalar, Osmanlı dönemine uzanan gizemli bir UFO vakasından yola çıkarak günümüzdeki ilk temas sürecini anlatan bir bilimkurgu romanı. Tarih, bilim ve politik gerilim iç içe ilerliyor.
8📌 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
Bir sorunun vücut bulmuş hâli. “İnsanlık sandığımız kadar yalnız mı?” sorusunun edebi karşılığı.
9📌 Yazarken size ilham veren şey nedir?
Üç şirin kedim J Onun dışında bir haber başlığı, bir tarihi dipnot ya da sıradan bir cümlenin altındaki boşluk.
10📌 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
O fikrin zihnimden çıkmayı reddetmesi. Susmuyorsa, yazılmak istiyordur.
11📌 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Disiplinden çok sürekliliğe inanırım. Her gün aynı saatte yazmak yerine, zihnin hazır olduğu anı yakalamaya çalışırım.
12📌 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Gece. Dünya biraz sustuğunda kelimeler daha rahat konuşuyor.
13📌 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Kurgunun inandırıcılığı. Özellikle bilimkurgu yazarken, gerçekle hayal arasındaki denge çok hassas.
14📌 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Oldu. Ama vazgeçmek yazmamaktan daha ağır geldi.
15📌 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Bilgi güçtür ama bedelsiz değildir. Ve insanlık, sandığından daha büyük bir hikâyenin parçası olabilir. Ayrıca gerçek, her zaman anlatıldığı gibi değildir. Bazen en büyük tehdit, bilinmeyen değil gizlenendir.
16📌 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
Şu soruyla: “Ya bu anlatılanlar sandığımızdan daha gerçekse?”
17📌 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Çünkü yalnızca bir hikâye değil, bir ihtimali okuyorlar.
18📌 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Bilimkurguyu süs değil, sorgulama aracı olarak kullanmam.
19📌 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
Kimse inanmazken yazmaya devam edin. Çünkü ilk inanan siz olmazsanız, kimse olmaz.
20📌 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
“Kimse okumasa bile yaz; çünkü önce kendine anlatman gereken bir hikâye var.”

