VARYASYON KALEMLER DERGİSİ RÖPORTAJ SORULARI
YAZAR : MELİSA AYYILMAZ
“Kalemin Ritmi, Yüreğin Sesi”
1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Melisa Ayyılmaz ben. Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Bursa’da yaşıyorum. Burada doğup büyüdüm. Öğretmen bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya geldim. Kendimi bildim bileli kitaplar ve yazı yazmak benim için hep ayrı bir yerde oldu. Bu kadar sevdiğim bir işin eğitimini de almak istedim. Sonrasında bu eğitimimi Yeni Medya ile destekledim. Yüksek lisansımı da tamamladıktan sonra çalışmaktan keyif aldığım alanlara yöneldim Editörlük, podcast üreticiliği, yazarlık ve eğitim danışmanlığı yapmaktayım. Hepsi birbirine iç içe alanlar olduğu için birbirini besleyerek ilerliyor. Bununla birlikte psikoloji ile ilgili bir dergide eğitim psikolojisi alanında makale yazıyırum. Zamanının çoğunu çalışmaya ve öğrenmeye ayıran bir karakterim var.
2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?
Üretmek benim için her zaman keyif veren bir uğraş oldu aslında. Yazdıklarımı kitaba dönüştürme fikrinin oluşmasında kırılma noktam yazdıklarımı paylaşma istediğimle oldu. Bu alanda eğitim almaya başladığımda artık yazdıklarımı başkalarıyla paylaşmaya da hazır olduğumu hissettim, hikaye böylelikle başlamış oldu.
3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Kendimi hep yazarak daha iyi ifade edebildiğimi düşünürüm. Bu nedenle sevinçlerimi, kırgınlıklarımı, hüzünlerimi ve umutlarımı bugüne kadar hep kayıt altına aldım. Kalemi elime alışım da biraz böyle oldu aslında, kendimi gelecekteki kendime ifade etme isteği… Çünkü yazdığım her şey bana ne kadar merdiven çıktığımı da anlatıyor bir bakıma.
4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Hep çok okuyan biri oldum, hala daha öyle. Türk ve dünya edebiyatından ürünlerle birlikte bilimsel metin okumayı da oldukça severim. Üzerine üniversitede lisans eğitimimi de bu alan üzerine alınca « seçici okur » olmayı bir kenara bırakıp her türden deneyim edinir hale geldim. Birçok anlatım ve üslup deneyimlemiş biri olarak ben sanırım okurun mesajı biraz kazıyıp çıkarmasını seven biriyim. Üzerine uğraşılan anlamları heyecan verici buluyorum ve elimden geldiğince de bunu yapmaya çalışıyorum.
5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Sanırım benim için yaptığın işte yetkin hale gelmek, somut bir eğitimle pişmek önemlilik arz ediyor demek yanlış olmaz. Bu nedenle lisans eğitimim sürecinde kıymetli hocalarımın çok değerli geri bildirimleri kararımı hayata geçirmekte bana öncülük etti.
6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
Bu konuyu sınırlandırmanın doğru olduğunu düşünmemekle beraber edebiyat dünyasıyla hiç işi olmamış bir yazar tahayyül etmekte zorlandığımı da söylemek zorundayım. Bunun nedeni her mesleğin kendi içinde usta-çırak geleneğini derinlerde sürdüren bir dinamiği olduğuna inanmam. Ben bu düşüncelerle birlikte alanın eğitimini alarak ilerlemeyi tercih ettim.
7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
İlk kitabım bir deneme kitabı olan « Dünyayı Denemeler » adlı kitaptı. Deneme türü beni fazlasıyla konforlu hissettiriyor. O kitapta 17 yaşımdan 21 yaşıma kadar olan süreçte yazdığım yazılar yer almakta. Sonrasında çok kıymetli hocam Prof. Dr. Nesrin Karaca’nın değerli eşi Şükrü Karaca için hazırlanan biyografi kitabı olan « Şükrü Karaca Kitabı Baba’ya Saygıyla… » adlı eserde henüz üniversite öğrencisiyken kendi alanımın çok kıymetli isimleriyle bir yazım yayınlandı. Bu kıymetli deneyimi yaşama imkanı sunduğu için çok değerli hocama tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. 2020 yılında yazmaya başladığım şiirlerimi 2026 yılında tamamlayarak «Âla » isimli şiir kitabımı yayınladım. Şiir benim hiçbir zaman rahat hissettiğim bir tür olmadığından dolayı kitabı çıkarma sürecini elimden geldiğince bekletip kendimce mükemmeli aradım. Şimdilik son olarak « Zeytin’in Dileği » adlı çocuk kitabım yayınlandı. Amacım yazdığım çocuk öykülerini bir set haline getirmek.
Bunun haricinde bir psikoloji dergisinde eğitim psikolojisi üzerine makale yazarlığı yapmaktayım.
8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
Ben ürettiklerini yaşantısıyla doğrusal şekilde meydana getiren biriyim. Konu seçimim güncelde aklıma takılan bir soru, etkilendiğim bir olay, dinlediğim bir şarkı vb olabiliyor. Yaşadığım düşünce şölenini kağıda aktarmak ve biraz da paylaşmak istiyorum.
9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Yazım sürecinde rota belirliyorum. Bunun nedeni daha önce de söylediğim gibi yazdıklarımın yaşantısal düzlemimle birlikte ilerlemesi.
10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
Geçtiğimiz yıl kendi danışmanlık merkezim olan Elarinya Eğitim Danışmanlığı’nı kurmuş olmak ilhamımı en üst sınıra taşıdı sanırım. Kendi birikimlerimi, değerlerimi, gelecek inşa etme rehberliğimi somut bir sisteme oturtmak daha çok üretmek istememe neden oldu.
11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Belirli bir dönemim var desem doğru söylemiş olmam. Yazma süreçlerim hep anlık olmuştur. Bir kez kalemi elime alıp 50 sayfa durmaksızın yazdığımı da biliyorum 5 ay hiçbir şey yazamadığımı da. En motive olduğum husus beni gerçekten etkileyen bir deneyim yaşamak ; izlediğim bir filmin, bir tiyatro oyununun bittikten sonra beni hala sarıp sarmalıyor oluşu kesinlikle elime kalem almamı sağlar.
12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Bu soruya yalnızca kendi kitabım üzerinden değil ama şöyle cevap verebilirim, her kitap bir deneyimdir. Bir yazar, bir insan, görüş tanımak için bir fırsat verir kitaplar. Benim kitabım da beni gerçekten büyüsünde bırakan düşüncelerin ışığında meydana geldiğinden bu deneyimi okurlarla paylaşmak çok isterim.
13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Sanırım geneli için insanları soru sormaya itmek diyebilirim. Cevap bulmanın henüz bir önemi olduğunu düşünmüyorum çünkü cevap bulabilmek için önce soru sormalı…
14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Üretmenin en zor yanı sanırım gelebilecek olumsuz ve yıkıcı eleştirilere hazırlıklı olmak. Yalnız benim karşılaştığım süreçte her ne üretilirse üretilsin emeği görmeyi değil aslında içinde bir yerde olamamışlığa nefret kusmayı seçen büyük bir kitle var. Başlangıç için zorlayıcı olabiliyor ama ben kalemi hiçbir zaman « usta » kibriyle elime almadım. Bunun yanında ürettiğim her şey, her şeyden öte kendim içindi. Bu şekilde başa çıkabildim bu durumla.
15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Süreci nadasa bırakıyorum çünkü üretmek konusunda bir acelem yok.
16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Söyleşiler, imza günleri, online toplantılar gibi organizasyonlar yapıyorum. Farklı kitlelerle ürettiğim bir şey özelinde bir araya gelmek tarifi olmayan bir duygu.
17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Daha önce bahsettiğim deneyim hususu bu buluşmaların da önemini oluşturuyor bana göre. Çünkü her kitabın anlattığı 2 hikaye vardır ; biri kendinin biri de yazarının hikayesi.
18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Çocuk kitaplarımı set haline getirmek üzerinde çalışıyorum. Hedefim yıl içerisinde tamamladıkça yayınlamak.
19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
İlk kitabım olan henüz 17-21 yaş aralığında yazdığım « Dünyayı Denemeler » için bir okur « iyi ki bu kalemi tanımışım » demişti. Bu duyguyu tarif etmem çok zor. Kendi zihnimde kendime sürekli sorduğum, kimi zaman cevabını bulduğum düşüncelerimi kağıda döküyorum ve o düşünceler kilometrelerce ötede birinin elinde aynı hissi yaşatıyorsa başka bir hususun önemi kalmıyor.
20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Üretmekten korkmasınlar, edebiyat alanında eğitim alarak ilerlesinler ve edebiyatın çok kişisel bir alan olduğunu unutmasınlar. Çünkü yazdıkları her cümle her okuyanda bambaşka bir yolculuk başlatacak. Kimi yoldan sıkılacak kimi yolda kalacak…
Sevgilerimle,
MELİSA AYYILMAZ


