Şirret Ajans.. Özge Güneş

 

1📌 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

 

Özge Güneş – “Ben kendimi tanıtmaktan çok, yazdıklarımın beni ele vermesine izin veren biriyim. Yazı benim için bir meslekten çok, dünyaya katlanma biçimi.

Uzun süre sustum, gözledim, biriktirdim. Bunun için yirmi beş yılım Suudi Arabistan’da geçerken oldukça zamanım oldu. İnsanları, kırılma anlarını, söylenmeyenleri.

Kahramanlarla değil, gediklerle ilgilenirim. Parlak cümlelerden çok, içi kanayanları severim. Yazdıklarımda bir “ben” var… Sanırım beni yakından tanımanın en kestirme yolu, metinlerimde neden hep bir eksiklik hissi dolaştığını fark etmektir.”

 

2📌 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

 

Özge Güneş – “Hayatımda ‘işte bu an her şeyi değiştirdi’ diyebileceğim sahneler pek yok. Daha çok yavaş yavaş yerinden kayan şeyler oldu.

Yazarlığa yönelmem büyük bir ilham anından değil, uzun süren bir dikkat halinden doğdu. Gözlemlemekten, susmaktan ve çoğu zaman yanlış yerde durmaktan.

Geriye dönüp baktığımda şunu söyleyebilirim: Yazmaya başlamam bir ‘dönüm noktası’ değil, bir sızıntıydı. Hayat bir yerinden akmaya başlayınca, kelimeler de arkasından geldi.”

 

3📌 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

 

Özge Güneş – “Okuyucuyla tanıştırdığım ilk eserim Şirret Ajans adlı romanımdır. Ondan önce yazdığım, fakat yayımlamayı tercih etmediğim bir romanım daha var; yalnızca kendim için, tek bir nüsha bastırdığım bir metin.

Şirret Ajans bir başlangıçtan çok, dağınık yılların toparlanıp okurun karşısına çıkma cesaretiydi.”

 

4📌 Bu ilk adım size ne hissettirdi?

 

Özge Güneş – “Rahatlama değil. Coşku da değil. Daha çok berrak bir fark ediş.

Yazmak yalnız yapılan bir iş ama yayımlamak, o yalnızlığı bozan bir eşik.”

 

6📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

 

Özge Güneş – “Tek bir romanım olduğu için bu soruya genelleme yaparak cevap vermek istemem.

Kendimi karakterlerde değil, metnin bakışında ve mesafesinde hissediyorum.”

 

7📌 Bir metni yayımlamaya hazır olduğuna nasıl karar verirsiniz?

 

Özge Güneş – “Bir metnin bittiğini, artık ona müdahale etmek istemediğimde anlarım.

Metin benimle pazarlık yapmayı bıraktığında.”

 

8📌 Şirret Ajans yazılırken sizi en çok zorlayan şey neydi?

 

Özge Güneş – “Yazarken tıkanmak.

Editörüm Can Gazalcı’nın ‘Dünyanın en iyi yazarıymışsın gibi yaz’ cümlesi bu süreci aşmamda belirleyici oldu.

Yazıda tıkanan çoğu zaman metin değil, yazara olan güvendir.”

 

9📌 Yazmasaydınız hayatınız bugün nasıl olurdu?

 

Özge Güneş – “Yazmak bir yeteneği yansıtma biçimiyse, başka bir yeteneğimi bulur ve onu yansıtırdım.

Mesele yazmak değil, ifade etme ihtiyacıydı.”

 

10📌 Bugün ilk kez yazmaya başlasaydınız, aynı dili ve tonu seçer miydiniz?

 

Özge Güneş – “Aynı dili seçmeyebilirdim ama tonu korurdum.

Çünkü ton, insanın dünyayla kurduğu mesafedir.”

 

11📌 Son olarak, edebiyat yolculuğuna yeni çıkanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

 

Özge Güneş – “Yazmaya başlamadan önce kendinizi değil, neyi görmezden gelemeyeceğinizi fark edin.

Bu söyleşi için teşekkür ederim.”

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir