
1 – Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Muhammet USTAOĞLU
Trabzonluyum ve Trabzonda yaşamaktayım. 2011 yılından beri sosyal medya firma danışmanlığı yapıyorum.
1-2 yıl kadar araştırma şirketlerinde çalıştım. Bu sebeple araştırmayı ve gözlemlemeyi çok severim.
Şuan Yeni Medya İletişim okumaktayım. Zaman buldukça reklam içerik editörlüğü ve tasarım işleriyle ilgilenmeye çalışıyorum.
Bu kitap dışında bir de deneme eserimin olduğu ”YOLCULUK” adlı derleme kitabım da bulunmaktadır.
Kendime ait blog sayfamda ve de bazı dergilerde sosyal eleştiri makaleleri yazmaktayım. İnsanları gözlemledikten sonra
iletişim kurmayı tercih ediyorum. Felsefi düşünceyi büsbütün değil kendi düşünce ve inancıma göre
yorumlamayı ve başkasının dediğini kaynağını öğrenmeden benimsemek yerine o bilginin kaynağını
ve mantığını akıl serpiştirerek benimseme taraftarıyım. Ayrıca toplum psikolojisi ve sosyal hayat konularında
araştırma yapmaktayım.
2- Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Çocukluğumda bir şeyleri tamir etmeyi çok severdim. Hani derler ya çocukluğunda ne ile ilgilenirse çocuk o işle ilgili mesleğe yönelir diye. Bende o tam tersine gerçekleşti. Aslında çocukken orta lise yıllarında gazete okumayı çok severdim. Ama spor sayfalarını değil ana sayfa ve iç sayfalardaki köşe yazılarını okurdum. Eleştiri yazılarını okurdum. Büyükler yanlış bir karar alarak mesleki bir okula verdiler beni tabi ben de o zamanlar ilgiliydim tamir işlerine ama sonralarda sıkıcı gelmeye başladı bana. Sonralarda muhasebeye ilgim olduğunu sandım ama o da gerçekleşmedi. Köşe yazıları ve uzun yazılar okuduğumda arkadaşlar; ‘’nasıl okuyorsun uzun yazıları sıkılmıyor musun?’’ diye sorarlardı hep. Sonra ileriki yaşlarımda toplumsal olaylara, insan davranışlarına muhalif denecek türden eleştiri yazıları yazmaya başladım. Daha sonra yeğenim bu yazıları online dergilerde ve yazma sitelerinde yazarsam okur kazanacağımı söyledi ben de düşündüklerimi başkaları da düşünüyor mu diye merak edip yazmaya başladım daha sonra da kitaplaştırmak istedim. İlk kitabım böyle doğdu.
3- Evet online dergilerde yayınladığım makaleler dışında ilk göz ağrımdır. Kültürel Yok oluş adlı kitabımı ilk 2022 yılında yayınlatmıştım.
4- Çok heyecanlandıran bir olay bence. Bir şeyler yazıyorsunuz ve başkalarıyla paylaşarak sizinle aynı düşüncede olanlar var mı, kitabım satılacak mı, nelerle karşılaşacağız gibi düşünceler oluşuyor kafada.
5- Eserimiz toplumsal psikolojik davranışlara bir yorum bir analiz olduğu için tekrar eden konular olabiliyor ister istemez. Ama bir konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bir konunun önceki ve sonraki konulara atıfta bulunması normaldir. Önemli olan insanlara kendi düşüncenizin empoze edilmesi değil toplumsal normlara göre doğru olanı anlatma fikir veya çözüm sunma çalışmasıdır.
Eserimizde beni yansıtan karakter değil de okurların yazarı kendine benzetmesini sağlayabiliyorsak bu kitap amacına uymuştur diyebiliriz.
6- Evet bazen olabiliyor. Mesela önyargıyla davranan bireyler için asla araştırmadan bilmeden sormadan bir kişi veya kurum hakkında ön karar vermemeliyiz dediğimizde bazı olaylarda kendimi ön karar vermiş bulduğum olaylar olabiliyor.
7- Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Bahar ve Yolculuk adlı antoloji kitabında şiir eseriyle bulundum. Kültürel Yokoluş kitabımda ise bir toplumda o toplumun oluştuğu kültürün devamı için aile içi kültürel aktarım ile ailenin çocuklarına kültür ve ahlak aktarımının toplum için son derece önemli bir davranış olduğuna inanıyorum. Eğer aile içi eğitim çocuklara verilmezse o çocuk veri yüklenmiş bir bilgisayar gibi duygusuz bir birey haline gelebilir.
8- Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
Antoloji kitaplarında katıldığım şiir eserleriyle şiir yazmanın keyfine ulaşıyorum. Tabi kendime şair diyemem, gerçek şairlere ayıp olur. Kültürel Yokoluş kitabımda ise düşündüklerimi başkalarıyla paylaşabilmek çok zevk verici bir duygu olduğuna inanıyorum. Benim düşüncemde olanlar var mı? Okuyanlar yazdıklarım hakkında neler düşünüyor? Nasıl yorum yapacaklar gibi geri bildirimler çok heyecanlandırıcı bir şey.
9- Yazarken size ilham veren şey nedir?
Sohbetimizin başında da söylediğim gibi çevremden gördüklerim ve gözlemlediklerim çerçevesinde insani normlar içinde nasıl davranılıyor? Bu davranış toplum nezdinde negatif bir olay mı yoksa pozitif bir hareket mi olduğunu analiz ederek yazılarımı ona göre doğruya yöneltici bir yapıcı eleştiri ile harmanlayarak yazmaktayım.
10- Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
Gözlemlediğim sosyolojik davranışlardan sonra içimden o davranışın toplum nezdinde negatif olduğunu belirledikten sonra içimdeki eleştiri hissini paylaşmak amacıyla çeşitli platformlarda paylaşmak biraz olsun insanın içini ferahlatıyor sanırım.
11- Üretim rutini olarak belli bir saat veya zamanım yok bazı haberlerden ve çevreden gördüğüm davranışlar karşısında eleştiri hissim ortaya çıkıyor ya da benimsemediğim davranışlara bir cevap verebilme iç güdüsü gelişiyor olabilir.
12- Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Hali hazırda çalıştığım için bazen iş yerinde kalem kağıt alıp düşüncelerimi yazıyorum. Ritüel olarak daima kağıda yazmaya çalışıyorum.
13- Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Beni zorlayan şey derken hiç düşünmedim ama sanırım kitap yazarken bilmeden aynı konuları tekrar etmek olabilir.
14- Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Yazma konusunda olmadı ama yayınlatma konusunda istediğim olmayınca kitaplaştırmamak konusunda düşüncem oldu.
15- Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Eserimde ana düşünce her bireyin kendisini ne olursa olsun geliştirmek zorunda olduğudur. Ders kitaplarından alınan veriler insanı robotlaştırır ama edebi eser okumak ve yaratıcı düşünce insanı hiç gitmediği yerlere götürür. Ayrıca aile içi kültür aktarımı olmazsa bir toplumda kültür ayakta duramaz ve o toplum ilelebet var olamaz.
16- Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
Okuyucunun gerçek düşünce ile hayallerine kavuşabileceğini ve ahlaklı vicdanlı maneviyat sahibi bireyler yetiştirebileceğini anlamasını istiyorum.
17- Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Ben günümüzde klasik kişisel gelişim kitapları dışında şunu yap bunu başarırsın, sen özgürsün istediğin gibi davranabilirsin telkinlerinden ziyade bir bireyin insanca yaşam sürdürebilmesi için sanatsal yaşaması gerektiğini vurgulayarak insana verilen düşünce yetisini geliştirirse doğru yola yönelebileceğini ve insan olmanın nasıl bir şey olduğu konusunda kendini geliştirebileceğini düşünmesini amaçladığım için okumalarını rica ediyorum.
18- Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Çok zor bir soru! Ama şöyle cevaplayabilirim. Çoğu yazar okumayı sevmez ve kendi yazdıklarını bile okumayan yazarlar var maalesef. Neden başkasının kitabını okuyayım diyen yazar tanıyorum. Açıkçası okumayı sevmeyen bir yazar yazar olabilir mi onu tartışabiliriz ama ben elimden geldiğince ilgi duyduğum ve merak ettiğim yazarların kitaplarını okumaya çalışırım.
19- Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
Sanat konusunda ilerlemek isteyen gençlerin daha çok araştırması, okuması ve gerçek düşünce yetilerini ortaya çıkarmalarını istiyorum. Hani bazı okurlar ilgi duymadığım kategorideki yazıları okumayı sevmem derler ya aslında o yazıları da okumaya çalışmak insanı geliştirir. Bir söz var ‘’bir kanıya varabilmek için bilmek gerekir’’, diye. Bir de yazmayı maddiyat için değil kendileri için yazmalarını tavsiye ederim.
20- Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
‘’Merhaba sanatsal yaşamayı tercih eden yazar adayları’’ olurdu sanırım.

