NESİ  VAR? – LALE SANEM ŞEKERCİOĞLU

NESİ  VAR? – LALE SANEM ŞEKERCİOĞLU

 

  1. Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

 

1982 İzmir doğumluyum. 2011 yılından beri Alsancak 21. Noter’in Yeminli Tercümanı olarak çalışıyorum. Oldum olası ne bulursam okumaktan çok hoşlanırım. Kelimenin tam anlamıyla ne bulursam. Dergi, gazete, öykü, masal, roman, katalog, ürün içerikleri gibi akla gelebilecek her şeyi okumayı çok severim. Okuma sevdam meyvelerini yazmak olarak geri veriyor birkaç yıldan beri. İyi bir okuyucu olmadan yazabilmek pek görülmüş bir şey değil zaten.

 

  1. Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

 

2017 yılında kendi dijital günlük sayfamı açınca yazma serüvenim başladı açıkçası. İş değişikliği yaptığım ve genel olarak hayatımın çalkantılı olduğu bir dönemde günlük yazmak beni sakinleştirdi, iyileştirdi. Yazdıkça yazasım geldi. Ayrıca, fark ettim ki okumak kadar yazdıkça da öğreniyor insan. Okumanın ve yazmanın temel dürtülerinden biri yeni bir şeyler öğrenmek ve öğretmektir bana göre. Bu sebepten ötürü de çok sevdim yazmayı. Hem kendimi ifade ediyor ve anlaşılır oluyordum hem de okuyucularıma yanlış bir bilgi sunmamak için net bilmediğim konular hakkında önce kendim iyice öğreniyor sonra yazıyordum. Hala rutin olarak günlük tutuyorum. Artık hayatımın en önemli alışkanlıklarından biri haline geldi.

 

  1. Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

 

“Nesi Var?” aslında ilk kaleme aldığım eserim ancak kitabın tamamlanma ve basılma süreci biraz uzun sürdü ve “Nesi Var?” satışa çıkmadan önce hem basılı hem dijital mecralarda bazı öykülerim ve şiirlerim yayınlandı.

 

  1. Bu ilk adım size ne hissettirdi?

 

Bir kitabınızın basılmaya değer görülmesi harika bir şey! Uzun bir süre emek emek uğraşlarınız kabul görüyor ve artık çok geniş bir kitleye ulaşma şansınız var. Ne kadar gurur verici olduğunu anlamak için sanırım yaşamak gerekir. Ben zaten yazarken çok mutlu oluyorum, bir de üstüne yazdıklarım otoriteler tarafından beğenilip basılmaya layık görülünce mutluluğum ölçülemeyecek derecede oluyor haliyle. Söz konusu olan bir de ilk eser ise hiçbir yazar tarafından asla unutulamaz kanısındayım.

 

  1. Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

 

Elbette. “Nesi Var?”ın ilham kaynağı çocukken oynadığımız bir oyundu mesela. Pencereden pencereye “Nesi Var?” oynardık. Tamamen bu oyundan ve kendi çocukluğumdan esinlendim masalımı yazarken. İkinci masalımdaki aile ise neredeyse birebir evlendikten sonra sahip olduğum aileyi yansıtıyor. İkinci masalımın adı da “Bear of the Woods” ve İngilizce olarak basıldı.

  1. Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

 

Bir önceki soruda da söylediğim gibi ikinci masalımdaki aile neredeyse birebir evlendikten sonra sahip olduğum aileyi yansıtıyor. Masal kitaplarım haricinde yayınlanmış birçok öykümde de elbette benden ve çok yakın çevremden izler var. Bir yazarın, yazarken yazdıklarında kendini bulmaması ya da kendini istemsizce deşifre ediyor olmaması çok olur şey gibi gelmiyor bana zaten. Elde değil, mutlaka hayatımızdan anekdotlar serpiştiriyoruz yazılarımıza.

 

  1. Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

 

Yukarıda da kısaca bahsettiğim gibi iki masal kitabım basıldı. “Nesi Var?”, 2023 yılında, “Bear of the Woods” ise 2024 yılında okuyucularına kavuştu. İkisi de çocuk kitabı olmaları sebebiyle ortak amaçlara sahipler. 7-12 yaş grubuna yönelik iki kitabım da öncelikle çocuklara okumayı sevdirmeyi ve hayal güçlerini genişletmeyi amaçlıyor. Ailenin önemi, büyüklere saygı, hayvanları koruma, arkadaşlara sadakat, merhametli olmak, sevgi dolu olmak, cesur olmak ve iç sesine güvenmek ise aşılanmaya çalışılan duygu, değer ve davranış biçimlerinin başında geliyor.

 

  1. Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

 

Çok kıymetliler benim için elbette! El emeği, göz nuru… Bir de masal olması bambaşka. Masal yazmak sihir yapmak gibi bir şey. Olağan dışı olaylar ya da karakterlerin var olduğu, her zaman doğru davranışları güzelleyen ve sonu hep iyi biten bir yazın türü. Masal yazarken yetişkin enerji boyutundan çocuk enerji boyutuna geçiyorum ve geleceğe dair umutla doluyorum.

 

  1. Yazarken size ilham veren şey nedir?

 

İki kitabımın da mikro ve soyut ilham kaynaklarını yukarıda özetledim aslında. Makro ve somut ilham kaynağım ise elbette çocuklara bir iz bırakmak. Önce kendi kızım olmak üzere tüm çocukların okumayı sevmesi ve düzgün bir şekilde yetişmesi en büyük duam ve motivasyon kaynağım. Okumayı seven ve bol bol okuyan çocuklar iyi yetişir ve düzgün, sakin, kendisiyle barışık, öğrenmeye açık, yenilikçi, kendinden emin, ufak şeylerden mutlu olabilen bireyler olurlar.

 

  1. Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

 

Asla bilinmez. Bir film izlerken, arkadaşlarla sohbet ederken, kızımla oyun oynarken ya da herhangi başka bir şey yaparken aklıma bir şey gelir ve bunu yazmam gerektiğini kalbim bilir. Bir keresinde, bir hikaye tamamlama atölyesinde yaptığımız çalışma bana bir fikir verdi ve ortaya polisiye bir öykü çıktı. Ve o öykü bana katıldığım bir yarışmada 3.’lük ödülü getirdi. Tabii bu durum daha çok öykülerim için geçerli. Masal yazarken en çok etkilendiğim, zihnimde pencere açan aracılar yine başka masallar ve elbette çocuklar oluyor.

 

  1. Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Küçürek ya da uzun fark etmeksizin elimden geldiğince öykü yazmaya çalışıyorum. Her fırsat bulduğumda karalıyorum bir şeyler kısacası. Geçtiğimiz sene altı tane öykü ve iki tane şiir yazmışım mesela. Genele baktığımızda, şiir yazmam oldukça nadir diyebiliriz. Ayrıca, üçüncü masalımın çalışmaları devam ediyor. Elbette periyodik bir düzenden bahsetmek mümkün değil, aylarca hiçbir şey yazmadığım dönemler de oldu.

 

  1. Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

 

Yukarıda da bahsettiğim gibi rutin pek mümkün değil. Küçük bir çocuğum olduğu için vaktimin çoğu elbette onunla ve onunla ilgili konularla geçiyor. Ve fakat her fırsat bulduğumda bilgisayarımın başına oturuyorum. Yazma olarak değil ama ilham gelmesi olarak belli zamanlardan bahsedebilirim. Gece vakti tam uykuya dalmadan önce beynimizin teta dalgaları yaydığı vakitlerde defalarca aklıma yeni fikirler gelmiştir. Ya da tek başıma uzun yolda sakince araba kullanırken. Bu da başıma geldi birkaç defa.

 

  1. Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

 

Uzun öykülerde ya da masallarda bütünlük sağlamak açısından tekrar tekrar baştan okumak gerekiyor bazen. Zorlayıcı demek istemem ama ille bir şey söylemek gerekiyorsa bu baştan okumalar çok vakit alabiliyor. Bundan ötürü roman yazmaktan biraz korkuyorum itiraf etmek gerekirse. Bir yandan da en büyük hayalim. Umarım, bir gün bu hayalimi gerçekleştiririm.

 

  1. Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

 

Hayır. Yazmak, vazgeçebileceğim bir şey değil. Yemek yemek gibi. Bir gün iştahsız olabilirim ama ertesi sabah kurt gibi aç kalkarım. Öyle bir şey yazmak…

 

  1. Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

 

Masallarımla ilgili ne amaçladığımı önceki sorularda cevapladım zannediyorum. Öykülerimde ise duyguları ve davranış biçimlerini keşfetmeye çalışıyorum aslında. Mümkün olduğunca şaşırtmacalı yazmaya çalışıyorum, okuyucu biraz kafa yorsun istiyorum. Bir de elimden geldiğince mutlu sonla bitirmeye çalışıyorum yazdıklarımı. Maalesef dram çok prim yapıyor çünkü hayatın ta kendisi. Ve fakat mutluluk da hayatın ta kendisi. Ben tercihimi mutluluktan yana yapıyorum.

 

  1. Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?

 

Dilimi beğenmelerini istiyorum en çok. Bunun için özel bir gayret gösteriyorum. Net ve anlaşılır olmak ama bir yandan da akıcı ve bilgilendirici olmak. En çok yaratmak istediğim etki bu.

 

  1. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

 

Beni de okusunlar, başkalarını da okusunlar. O kadar farklı şeyler çıkıyor ki her birimizden. Hiç duyulmamış bir yazar hatta belki de o yazarın ilk kaleme aldığı yazısı beni derinden etkileyebiliyor. O yüzden diğer seçeneklere de fırsat verilmesi taraftarıyım her zaman. Ayrıca; kafası biraz karışsın ama sonunda her şey açığa çıksın isteyenler, araya serpiştirilmiş komik benzetmelerle/tasvirlerle aniden gülümsemek isteyenler ve okurken gözyaşlarını tutamasa da öykünün sonunda yüreği ferahlasın isteyenler benim yazılarımı okusunlar derim. Masallara gelince… Masallar büyük, küçük herkese iyi gelir zaten. Çocuklar kadar yetişkinlerden de şahane geri dönüşler aldım. Ve bu beni gerçekten çok mutlu ediyor.

 

  1. Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

 

Bu soruyu yukarıda cevaplamış oldum zannediyorum. Tekrara düşmeyeyim.

 

  1. Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

 

Bu işe giriştiler ise gönüllerinde yazmak yatıyor demektir. Çok şey söylemeye gerek yok. Bol bol okusunlar, bol bol tiyatro/sinema izlesinler ve elbette çevrelerindeki herkese ve her şeye duyarlı olsunlar, bol gözlem yapsınlar. Bu söylediklerim, yazarların temel besin kaynağıdır sizlerin de bildiği gibi.

 

  1. Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

 

“Sadece otur ve aklındakileri yazmaya başla sevgili arkadaşım. Göreceksin kelimeler seni hiç ummadığın yolculuklara çıkartacak. Neler yazdığına kendin bile şaşıracaksın!”

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir