Röportaj: Nevin Erkan ile Yazı Yolculuğu
Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
“Ben Nevin Erkan, 1965 Düzce doğumluyum ve şu anda Hollanda’da yaşıyorum. Çeşitli dergilere hikâyeler, şiirler ve yazılar gönderiyorum. Kendimi bir şair, yazar ve gönüllere dokunmayı seçmiş bir kalem yolcusu olarak görüyorum. Yazı Sandığım adlı eserimde çocukluğumun elma çiçeklerinden bugünün şehir yalnızlıklarına kadar uzanan izlerimi topladım. Her satırda hem kendimi hem de insan ruhunu keşfetmeye çalışıyorum.”
Hayatınızın dönüm noktaları yazarlığa yönelmenizde etkili oldu mu?
“Kesinlikle. Çocukluğumun elma çiçekleriyle dolu baharları, gençlikte yaşadığım kayıplar ve babamın şiirleri beni kelimelere yaklaştırdı. Her yaşadığım olay, yazmam için bir sebep, bir içsel itici güç oldu.”
Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser neydi?
“İlk eserim çocukluğumun elma çiçekleri kokan baharlarında yazdığım şiirlerdi. Özellikle Yalnızlık şiiri hem çocukluğumun masumiyetini hem de gençliğimin kırılganlığını yansıtıyordu. Bugün kitaplaştırmak üzere olduğum Yazı Sandığım ise o yolculuğun uzun bir yansıması.”
Bu ilk adım size ne hissettirdi?
“Heyecan ve çekinme karışımı bir duyguydu. Kelimeler içimde biriken sessizliği dışarı taşıyordu ve yazmak, nefes aldıran bir sığınak hâline gelmişti.”
Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
“Evet, yalnızlık, kaybolan masumiyet, zamanın geçiciliği ve insanın kendini arayışı temaları sıkça işlerim. Karakterlerim genellikle içsel yolculuk yapan ve aslında biraz da benim yansımam olan kişiler.”
Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
“Kesinlikle. Onların duyguları ve yolculukları çoğu zaman benim iç dünyamın bir yansımasıdır.”
Bugüne kadar yayınlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
“Şu anda Yazı Sandığım şiir kitabımı yayına hazırlıyorum. Sırada çocukluğumun anılarını paylaştığım Elma Çiçekleri ve dergilerde yayınlanmış yazılarımdan oluşan Toplumsal Aforizmalar var.”
Bu kitapların sizin için anlamı ne?
“Her biri iç dünyamın ve yaşadıklarımın izlerini taşıyor. Sessiz birer yolculuk hem kendimle hem de okurla kurduğum bir bağ.”
Yazarken size ilham veren şey nedir?
“Gözlemlerim ve rüyalarımın dili en büyük ilham kaynaklarım. Hayatın küçük ayrıntıları ve düşlerim yazdıklarımın kaynağı oluyor.”
Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
“Beni yazıya iten çoğunlukla bir duygu patlaması veya içimde biriken sessizliktir. Özlem, hüzün ya da bir farkındalık anı, kelimelerin akmasını başlatır.”
Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
“Üretim rutinim esnek ama disiplinli. İlham geldiğinde yazmaya başlarım; diğer zamanlarda ise gözlem yapar, notlar alırım. Yazmak hem günlük bir nefes hem de uzun soluklu bir yolculuk.”
Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
“Belirli bir saatim yok, ama her gün 10-15 dakika bilinç akışı yazılarıyla kendimi deniyorum. Bu küçük rutin, kelimelerle bağımı canlı tutuyor.”
Yazma sürecinde size en çok zorlayan şey neydi?
“Duyguları doğru ve samimi bir biçimde kelimelere dökmek bazen zor oluyor. Ama bu zorluk, sonunda daha güçlü bir metin yaratıyor.”
Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
“Zaman zaman oldu, ama yazmayı her zaman kendimi rahatlatma ve dengeleme biçimi olarak görüyorum. Kelimeler bana nefes aldıran bir sığınak.”
Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
“İç dünyamızı keşfetmek, zamanın ve yaşamın izlerini fark etmek; duygularımızı, anılarımızı ve düşüncelerimizi anlamak ve kelimelerle paylaşmak.”
Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
“Okuyucunun kendi iç dünyasına dönmesini, duygularını ve düşüncelerini fark etmesini isterim; bir iz ve bir nefes bırakmak gibi.”
Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
“Kitabım, kendi iç dünyalarına yolculuk yapmak ve insanın duygusal ve düşünsel derinliklerini keşfetmek isteyenler için. Her şiir ve yazı bir pencere açar.”
Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
“Gelenekle moderni, içsel yolculukla dış dünyayı, samimiyetle yeniliği harmanlamam. Yazdıklarım sadece bir anlatı değil, bir duygu ve deneyim yolculuğu.”
Son olarak edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
“Kelime ve cümlelerden korkmasınlar; kendi seslerini bulsunlar. Yazmak bir yolculuk, sabır, cesaret ve içtenlikle devam ettikçe her satır daha güçlü kılar.”
Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız ilk cümlesi ne olurdu?
“Sevgili yeni yazar, kelimeler senin en yakın dostun olacak; onlara güven ve cesur ol.”
