RÖPORTAJ:BAHAR HAVZALI

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

BEN BAHAR HAVZALI , 1978 yılında, İstanbul’da doğup, büyüdüm. Ankara Üniversitesi’nde Restorasyon Eğitimi aldıktan sonra Eskişehir Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Yirmi altı sene anaokulu öğretmeni, son olarak İstanbul Maltepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Görevlisi olarak görev yaptım. Halen üniversitelerde Çocuk Gelişimi alanında dersler, seminerler ve eğitim programları yürütmeye devam ediyorum. Aile Eğitimleri ve Seminerler vermekteyim, Yazar İmza Günleri ve Eğitici Atölye çalışmalarıyla çocuklarla buluşuyorum. Masallarla Dans Eğitmeni ve Öğrenci Koçuyum. Masal ve Hikâye Anlatıcılığı Eğitmeniyim. Yayımlanmış dört çocuk kitabımdan başka Eczacıbaşı Uni Baby Anneler Okusun Bebekler Dinlesin Projesinde ıslak mendil üzerinde ki masallar ve masal kitabının yazarıyım. Sözü ve bestesi bana ait çocuk şarkılarım bulunmaktadır. Ayrıca, iki kız bir erkek çocuğu olan üçüz annesiyim.


2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?

Biz öğretmenler biraz acıdan besleniyoruz sanırım. Nerede bir çocuğun sorunu var beraberce çözebilmek adına elimizden geleni yapma gayretindeyiz. Her çocuğun kendi hikâyesi vardır ve diğer her hikâyede kendinden bir parça bulmasına rehberlik etme isteğim yazarlığa adım atmamda ki kırılma noktam diyebiliriz. Hikâyelerim de böyle bir gerçeklikten doğdu.


3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

Çocuk eğitiminde didaktik yaklaşmanın etkili olmadığını düşünüyorum. Şunu yap, bunu yapma gibi yönergeler çokta işe yaramıyor. Zaten merak eden, sorgulayan çocuklar yetiştirmek istiyoruz. Bu sebeple başkalarının başından geçen hikâyeleri dinleyen çocuklarımızın hikâyede geçen olay örgüsüyle kendinden bir parça ve kendi doğru yolunu bulmalarına rehberlik etmek daha anlamlı geliyor. İlk kez kalemi elime aldığımda da amacım bu oldu ve beni yazı dünyasına daha çok yaklaştırdı.

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

En çok kitap okumaya ortaokulda başlamıştım. Lise ve üniversitede artık bir kitap kurdu olmuştum. O zamanlar ileride çocuk kitabı yazacağım aklıma gelmezdi fakat bu gün geriye dönüp bakınca iyi ki o kadar çok kitap okumuşum diyorum. Çocukların da kitaplarla, erken dönemde ve doğru yaklaşımlarla tanışmalarını bu anlamda çok kıymetli buluyorum.


5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

Anaokulu öğretmeni olunca çocukların ilgiyle, merakla öğrenmelerinin yollarını arıyorsunuz. Yıllardır kitapların çocukların kalbine ulaşan en güçlü köprülerden biri olduğuna tanıklık ettim. Sınıfımda işe yarayan hikâyelerimin daha çok çocukta işe yaramasını istemem sonucu karar verdim kitap yazmaya.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

İçtenlikle, merak uyandırarak, kelimelerin gücünü kullanarak, öğretmeye çalışmaktan çok düşündürmeye gayret edilen ve resimleriyle uyumlu çocuk kitapları kıymetlidir. Bu gün ülkemizde okurdan çok kitap yazarı olan bir dönemdeyiz. Hem hikâyelerinizle hem de yazar duruşunuzla önemli farklar yaratarak ilerlemek gerekiyor diye düşünüyorum.


7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

İlk kitabım “Küçük Hayvanlar” ilklerin buluşmasıdır. Yeni İnsan Yayınevinin ilk çocuk kitabı, çizer Burcu Baraner’in ilk kitap çizimi ve benim ilk hikâyemdir. İkinci kitabım “Tohum Topu” dünyada ki tüm çekirdeklerin toprakla buluşmasını ve yeniden yeşermesini konu alıyor. Üçüncü kitabım “Kaplumbağalar Zorlu Görevde” ile akran zorbalığından arkadaşlığa giden yolun ipuçlarını paylaşıyorum. Dördüncü kitabım Mahlas Çocuk ’tan yayımlanan “İyiki mi Keşke mi Hangisini Seçmeli” ile keşke yerine iyi ki diyebilen ve an’ın kıymetini bilen bireyler olmalarını konu ediyorum.


8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

Çocukların hayatlarında karşılaştıkları sorunların çözümüne yardımcı olabileceğim konular seçiyorum. Bir çocuğa bile iyi gelebilmek benim için çok kıymetli.


9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?  

Elbette olabiliyor. Yazım sürecini katı kurallarla oluşturmaktan hoşlanmıyorum. Lakin ne anlatmak istediğimden sapmadan, hedefime, doğru adımlarla gitmeye de dikkat ediyorum. Karakterlerim de bu anlamda beni üzmüyor


10-Size ilham veren şeyler nelerdir?

Çocuklar…Hem anaokulu öğretmenliğiyle minik öğrencilerim hem de üçüz annesi olmak, hayatın mucizevi yanıyla tanıştırdı beni. O sebeple ilham kaynağım çocuklar oldu.


11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

Nerede bir çocuğumuzun baş etmekte zorlandığı, çözmeye çalıştığı bir konu varsa orada üretmeye başlıyorum diyebiliriz. Motivasyonum yine çocuklar anlayacağınız. 


12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

26 yıllık eğitimci kimliğimle, çocuklara iyi gelen hikâyeler yazıyorum. Benim kitaplarımı farklı kılan; yıllar içinde deneyimlenen özgün yaklaşımı, çocuklarla birebir uygulanan atölye çalışmaları, yazar buluşmaları, imzalı kitaplar, söz müziği bana ait olan şarkıları ve çocukların kalbine dokunan gerçek hikâyeler olmasıdır.


13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Her kitabımda farklı bir konu ele alıyorum. Doğa ve çevre duyarlılığı, hayvan sevgisi, akran nezaketi, doğru seçimler yapabilme ve sorumluluk bilinci, mutlu olmak için iyi kilerin çoğalması, yardımlaşma, empati, gibi konularda kitaplarım var.


14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

Yazmanın zor yanı ile karşılaşmadım ve doğru yazılan her hikâye yazar olma yolunda bana ışık tuttu. Ben de tüm kitaplarımı çocuklar için “Kitaplar Işığınız Olsun” diye imzalarım. Yazılarınıza ve yazar duruşunuza inanırsanız zorluklarla baş etmek kolaylaşıyor.


15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

Yazmaya başlayınca tıkanma yaşamıyorum. Belki de doğru bir zamanlamayla yazmaya başladığım içindir. Yani eğer ki yazıyorsam o doğru zamandır.


16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

Bugüne dek yayımlanmış dört çocuk kitabımla, söz, müziği bana ait şarkılar, eğlenceli oyunlar ve etkileşimli atölye çalışmalarımla; okullar, dernekler, belediyeler, festivaller, fuarlar, kütüphaneler, müzeler, sevgi evleri, özel eğitimli çocuklarımız, cezaevindeki çocuklarımız, görme engelli çocuklarımız için okuduğum sesli kütüphane gibi pek çok platformda binlerce çocuğa ulaştım.


17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

Kitap fuarlarının görünen ve görünmeyen bazı tarafları olduğunu biliyorum. Yayınevi, yazar, okur olarak ayrı ayrı ele almak gerekiyor. Elbette biz yazarlar için okuyucularımızla buluştuğumuz her alan çok kıymetli. Kitap fuarlarını da bu anlamda çok önemli buluyorum. 


18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

Proje benim işim Kitaplarımla Yazar İmza Günlerim, Çocuk Atölyelerim, Masallarla Dans Etkinliğim, Aile Eğitimi, Öğretmen Eğitimleri, Masal ve Hikâye Anlatıcılığı Eğitimi, Oyun Ablası/Abisi Eğitimi, Kitap Okuma Kulübü gibi çok sayıda projeyi yürütüyorum.


19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

Her bir okuruma bu anlamda teşekkürü borç bilirim. Hem çocuklar hem aileler hem de eğitimcilerden aldığım pozitif geri dönüşler beni çok mutlu ediyor. Duygulandığım ve gururlandığım bir anımı paylaşayım sizinle;  Bir etkinlik alanında minik bir çocuğumuz parmağıyla beni göstererek “Sen beni küçük hayvan koruyucusu yapmıştın” diye seslendi. Annesi ile sohbet ettiğimde bundan dört ay önce “Küçük Hayvanlar” kitap etkinliğime katıldıklarını öğrendim. Minik okurumun, bu kadar zaman geçmesine rağmen kitap etkinliğimi ve beni unutmamış olması hem duygulandırdı hem de gururlandırdı. Bana da işimi doğru yapmamın haklı sevincini yaşamak düştü.


20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Yazım dünyası maddi ve manevi olarak biraz karışık bir dönemden geçiyor. Hayal etmekle başlayan bu yolculukta kendinize ve kaleminize güvenin. Yazmak için bol bol okuyun. Hayatta hep inemeyiz ve hep çıkamayız. Bir günde ya da bir kitapla yazar olmak yerine daha emin adımlarla ilerlemek kalıcı olmanızı sağlar. Sevdiğim bir söz ile bitireyim isterim; “Bir gecede başarılı olmak 26 yılımı aldı”.

Bu keyifli röportaj için sizlere teşekkür ediyorum. Çalışmalarınızı ilgiyle takip ediyor ve kolaylıklar diliyorum. Her imzamda olduğu gibi “KİTAPLAR IŞIĞINIZ OLSUN”

Sevgi ve Saygılarımla.

Anaokulu Öğretmeni & Çocuk Kitabı Yazarı & Öğretim Görevlisi

Bahar HAVZALI

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir