1. Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Məryəm Bağırova. Yazar, çevirmen ve muhabirim. Edebiyat, medya ve çeviri alanlarında çalışmalarımı sürdürüyorum. Hikâye, şiir, makale ve röportaj başta olmak üzere farklı türlerde eserler kaleme alıyorum. Çalışmalarım Azerbaycan ve Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Fransa, Almanya, İspanya, İngiltere ve İtalya gibi farklı ülkelerdeki uluslararası platformlarda da okuyucularla buluştu. “Balerin” ise edebî yolculuğumda özel bir yere sahip olan romanlarımdan biri.
2. Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?
Yazmak benim için zamanla bir uğraştan çok, kendimi ifade etme biçimine dönüştü. Duygularımı ve hayata dair düşüncelerimi kelimelerle anlatabildiğimi fark ettiğimde yazarlığa daha ciddi yaklaşmaya başladım.
3. Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Tek bir an olduğunu söyleyemem. Çocukluğumdan beri kitaplara ve hikâyelere büyük bir ilgim vardı. Zamanla başkalarının hikâyelerini okumakla yetinmeyip kendi dünyamı da kelimelerle anlatmak istedim.
4. Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Okuduğum her eser bende farklı bir iz bıraktı. Özellikle edebiyatın insan psikolojisini ve hayatın çelişkilerini anlatma biçimi, bugün kendi yazılarımda insanın iç dünyasına daha fazla yer vermemi sağladı.
5. Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Yazdıklarımın yalnızca benim için değil, başkaları için de anlam taşıdığını fark ettiğimde bu yolu daha ciddi düşünmeye başladım. Yazılarımın yayımlanması ve okuyuculardan aldığım geri dönüşler de bu kararımı güçlendirdi.
6. İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir, siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
Bence iyi bir yazarın en önemli özellikleri iyi bir gözlemci ve iyi bir okuyucu olmasıdır. Ben de bol bol okuyarak, yazarak ve kendimi sürekli geliştirerek ilerlemeye çalışıyorum.
7. Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
Kaleme aldığım ilk romanım “Qaranlıqda Parlayan Son Ümidin İncisi” oldu. Bunun yanında farklı türlerde çalışmalarım ve yayımlanmış yazılarım bulunuyor. Son olarak “Balerin” adlı romanım Türkiye’de yayımlandı ve okuyucularla buluştu.
8. Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
En çok insanın iç dünyası, hayatın çelişkileri ve gözlemlediğim gerçekler beni etkiliyor. Bazen küçük bir olay, bir insanın sözü ya da tek bir duygu benim için bir hikâyenin başlangıcına dönüşebiliyor.
9. Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Genellikle hikâyenin ana hattını önceden belirliyorum. Ancak yazım sürecinde karakterlerin duyguları ve davranışları hikâyenin yönünü değiştirebiliyor. Bazen karakterler, farkında olmadan beni kendi yollarına götürüyor.
10. Size ilham veren şeyler nelerdir?
İnsanlar, hayat, edebiyat, gözlemlediğim küçük ayrıntılar ve duygular bana ilham veriyor. Bazen de hiç beklemediğim bir anda aklıma gelen tek bir cümle, koca bir hikâyenin başlangıcı olabiliyor.
11. En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Kendimi daha özgür ve sakin hissettiğim dönemlerde daha üretken oluyorum. “Balerin”i yazarken beni en çok motive eden şey, bir karakterin hayalinin peşinden giderken yaşadığı duyguları ve değişimi okuyucuya hissettirebilmekti.
12. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
“Balerin”, hayallerinin peşinden gitmek isteyen bir genç kızın dünyasına açılan bir kapı. Dans, sanat, hayaller ve insanın kendini bulma yolculuğu iç içe ilerliyor. Bu nedenle özellikle kendi hayallerini gerçekleştirmek isteyen okuyucuların romanda kendilerinden bir parça bulabileceklerini düşünüyorum.
13. Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
“Balerin”in temelinde hayallerden vazgeçmemek ve insanın kendi yolunu bulması düşüncesi var. Bazen çevremizden gelen engeller veya korkular bizi hayallerimizden uzaklaştırabilir. Ben okuyucuya, insanın gerçekten istediği şey için cesaret göstermesi gerektiğini anlatmak istedim.
14. Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Bir karakterin hayalini, korkusunu ve duygularını okuyucuya gerçekmiş gibi hissettirmek kolay değil. “Balerin”de özellikle karakterin iç dünyasını yansıtmak benim için önemliydi. Bu nedenle bazı bölümlerde acele etmeden, karakterin duygusunu gerçekten hissederek yazmaya çalıştım.
15. Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Bazen hikâyeden biraz uzaklaşmak gerekiyor. Müzik dinlemek, kitap okumak veya günlük hayattaki insanları ve olayları gözlemlemek bana yardımcı oluyor. Özellikle “Balerin” gibi hayal dünyası güçlü bir hikâyede, bazen ilhamın kendiliğinden gelmesini beklemek daha doğru oluyor.
16. Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Eserlerimi sosyal medya, edebiyat platformları ve farklı yayın mecraları aracılığıyla okuyucularla buluşturmaya çalışıyorum. “Balerin”in Türkiye’de yayımlanmasıyla birlikte romanımın daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaşması benim için ayrıca önemli bir adım oldu.
17. Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir?
“Balerin” gibi okuyucunun hayal dünyasına hitap eden bir eserin ardından onlarla yüz yüze konuşmak benim için çok değerli olur. Okurların hangi duyguları yaşadığını ve hangi karakterle kendilerini daha yakın hissettiklerini doğrudan duymak, bir yazar olarak benim için çok kıymetli bir deneyim.
18. Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Evet, üzerinde çalıştığım yeni edebî projeler var. “Balerin”de sanat ve hayaller üzerinden ilerlediğim için bundan sonraki çalışmalarımda da insan psikolojisini, duyguları ve hayatın farklı yönlerini daha derin ele almak istiyorum.
19. Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Beni en çok duygulandıran şey, okuyucuların “Balerin”de kendi hayallerini veya yaşamak istedikleri bir hayatı görmeleri. Bir okuyucunun kitabı bitirdikten sonra hayallerine yeniden inanmak istediğini söylemesi benim için çok özel bir geri dönüş olurdu.
20. Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Kendi hikâyelerini yazmaktan ve farklı düşünmekten korkmasınlar. Çok okusunlar, çok yazsınlar ve başkalarının tarzını taklit etmek yerine kendi seslerini bulmaya çalışsınlar. Çünkü bence bir yazarın en güçlü tarafı, anlatacak kendine ait bir dünyasının olmasıdır.


