TOMRİS.. İlayda ÇALIŞKAN

TOMRİS

Tomris’i gördüm bugün. Yüzünde bir huzursuzluk, bir telaş vardı. Uzun uzun dalıyordu uzaklara. Uzun süre gözlerimi yüzünden alamadım. Yanına gitmek istiyordum. Kalbim hadi git diyordu ama ayaklarım adım atamıyordu. Ah! Tomris içimdeki umudum. Seni üzgün görmeye nasıl dayanabilirdim ki? Sanki içimden bir parça kopmuş gibi hissediyordum. Tomris, inci tanem, papatyam…

Saçları uçuşuyordu. Arada bir de yüzüne geliyordu o da bu durumdan pek hoşlanmıyor gibiydi. Saatlerce uzaktan seyrettim onu ve gün battı. İnsanlar evlerine çekildi. Sokaklar yapayalnız kaldı. O beni hiç fark etmemişti. Ama ben onu ayak sesinden bile tanırım. Ah! Tomris bir bilsen içimde sana aşk ile bakan çocuğu. Ama nereden bilebilirsin ki? Hiç biri tarafından sessizce, güzelce, incitmeden seven birini gördün mü?

Bugün tezlerimi bitirmem gerekiyordu. Tomris’in Gülhane parkına gideceği haberini aldım ondan önce orda olmalıyım. Olsun ben onu uzaktan da görsem yeter.

Sevgi neydi?

Parka geldim yaklaşık 3 saat 45 dakika 2 saniye bekledim. Sağıma, soluma bakıyorum sanki Tomris’in ayak seslerini duyuyor gibi oluyorum ama sanırım kendimi kandırıyorum.

Tomris gelmedi..

Üstümden kamyon geçmiş gibi hissettim. Hayal kırıklığı kadar korkunç bir şey yok bu hayatta. Bizim bakkal Salim amcaya selam verdim. Bir de ne göreyim Tomris…

Kalakaldım öylece…

Nabzım tavan yapmış, kanım çekilmiş, sanki o an hayat durmuş gibi hissettim. Kafasını çevirerek bana baktı. Sanki o 2 saniye de dünya güzelleşti. Sonra kafasını tekrar çevirerek gitti.

Aradan 1 hafta geçti onu göremiyordum. Sanki o yokken her yer karanlık, ıssız ve ürkütücü geliyordu bana. Saçmalama diyordum kendime. Kampüs çıkışı tekrar gördüm onu. Ona olan duygularımı açtım o şaşırdı ve öylece kalakaldı. Düşünmesi gerektiğini söyledi.

2 gün geçti aradan ve bana olumlu bir yanıt verdi.

“ Canım, nar tanem, Tomris’im , kalbimin çiçeği.”

Beraber gezdik ağacın gölgesinde dinlendik ve ben ona şiir okudum:

“ Yol uzun sevdiceğim. Benim gönlümde hep sen varsın. Aklımın köşesinde…”

Tomris çok duygulandı ve bana sarıldı.

1 ay sonra

Tomris’in kaza geçirdiği haberini aldım. Başımdan aşağı kaynar su dökülmüş gibiydi. Hastaneye nasıl gittiğimi bilmiyorum. Vardığımda Tomris sedyeye uzanmış ve bilinci açık bir şekilde bana bakıyordu ve ben yanına doğru yaklaşarak canımın içi nasılsın dedim ve Tomris kendini uzaklaştırdı. Aklım durdu o an. O benim kalbimin çiçeği iken ben onun hafızasında siz kaldım.

Beni hatırlamadı..

Ayrıldım

5 yıl sonra

Yağmurlu bir akşam maziyi hatırlıyorum unutamıyorum. Yağmur ağlıyor…

Siliyor maziyi…

Sağa çevirdiğimde kafamı Tomris’i gördüm el ele tutuşmuş kızı ve eşi ile yürüyordu. Beni gördü ve ansızın durdu ve bana sarılmak istedi ama ben kendimi geri çektim.

“ Sen beni fark etmişken

Artık ben seni fark etmeyeceğim.”

Tomris öldü… Kalbimde de bir nezdi yoktu artık…

İlayda ÇALIŞKAN

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir