RÖPORTAJ.FATMA YILMAZ

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Fatma Yılmaz. 1984 yılında Diyarbakır’da doğdum. Çocukluğum orada geçti. Daha İstanbul’da yaşamaya başladım. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdim. Üniversite bitince de yine kendi okulumda dil üzerine yüksek lisans eğitimini aldım. Kelimelerle uğraşmayı sevdiğim için akademisyenlik yapmak istedim. Fakat kendimi Şair olarak buldum.

2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?

Üniversite yıllarında hep yazar olmak istiyordum. Hatta kendi hayatımı anlatacağım bir roman yazma arzusu duydum içimde. Hem akademisyen hem de yazar olabilirim diye düşündüm.

3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

Bana ilham veren çok güzel duyguları tattım. Düşündüm ki duygularımı şiir yoluyla ifade edebilirim.

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

Açıkçası daha çok üniversite öğrencisi iken yazma tutkusu hissettim. Çocukken Türkçe dersine çok ilgim vardı. O zamanlar sadece dil dersleri ilgimi çekiyordu. Çünkü kelimelerle uğraşmak daha cazipti.

5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

Daha önce hissetmediğim duygular beni yazmaya itti. Çünkü ben yazarak ve konuşarak hissettiklerimi aktarmaktan hoşlanıyorum.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

İyi bir yazar olmak için tabii ki çok okumak gerekiyor. Bilgi birikimi edinmek ve bunu pratiğe dökmek lazım. Ancak ben hissetmediğim bir şeyi kaleme dökemiyorum. Yaşantılar ve duygular da etkiliyor iyi bir yazar olmayı diye düşünüyorum.

7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

Ben yüksek lisans yaparken makale ve tez yazdım. Bilimsel çalışmalar yaptım ilk olarak. Şimdi ise yeni ve ilk kitabımı çıkardım.  Adı Senden Sonra Şiir.

8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

Ben sık sık rüya gören biriyim. Rüyalarım bazen gelecekten bir işaret bazen de bana rehberlik ediyor diyebilirim. Ayrıca sezgilerim çok güçlü. Bütün bu özellikler beni yazmaya itti denebilir.

9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?

Ben daha çok yaşanmış hikâyeleri ele almak ve karakterimi de gerçek hayattan ilham alarak yazmak isterim.

10-Size ilham veren şeyler nelerdir?

Bana ilham veren şey rüyamda gördüğüm henüz doğmamış bir bebektir. Uyandığımda onun sevgisini hissettim ve bana tarifsiz duygular yaşattı. Şiirlerimde de kendisine yer verdim.

11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

En çok kendimle baş başa kaldığımda üretken oluyorum. Yalnızlık bana iyi geliyor.  Beni motive eden şey, sessiz bir ortamdır. Kimse olmayacak ve ben de bana ilham veren duyguları kaleme rahatlıkla alabilmeliyim.

12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Bu kitap aşka aşık olan bir yazarın yaşadığı büyük bir aşkın ve doğmamış bir bebeğin sevgisini bir de ardından yazarın manevi yönden yaşadığı hadiselerin izlerini taşıyor. Bence herkes okumalı tereddüt etmeden.

13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Kitabımın ana teması aşktır. Bir insanın aşkından manevi aşka doğru yol alan birinin yaşadıkları ilginç hadiseler var. Allah ve Resûlü’nün sevgisini kelimelere dökerek kalplere dokunmak için yazıldı bu şiir kitabım. Bu sayede Allah ve Resülü’nün sevgisini nakşetmek istedim benim gibi seven kalplere.

14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

Açıkçası yazar olmak için birçok eğitim aldım. Fakat yazarken beynimin durduğu çok oldu. Ben de ilham geldiğinde notlar almaya başladım. Bu sefer de parçaları nasıl birleştireceğine karar veremiyorsun. Senaryo yazarken gerçekten zorlandım. Günlerce haftalarca düşündüm. Yazdığım senaryonun girişi nasıl olmalı diye. Senaryonun ilk on dakikasında seyircileri nasıl filme çekmeliyim, onların merak duygusunu nasıl canlı tutarım gibi düşünceler beynimi kemirdi. Bu aşamada çok zorlandım ama başardım. Şiir yazarken de imgeleme konusunda epey zorlandım.

15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

Ara veriyorum ve ilhamın gelmesini bekliyorum. Bu gerçekten çok işe yarıyor.

16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

Kitap henüz satılmadı çok yeni. Sosyal medya seven biri değilim ama kitabım için yeni hesap açtım kitabımı çevreme tanıtmak için. Bir de sevgili editörümden de tanıtım yapmasını istedim. Şimdilik bu aşamadayım.

17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

Yazar ve okuyucu buluşması mutlaka şart. Ben birçok yazarın biyografisini okumuş biriyim. Yazarı yakından tanımak bence müthiş bir şey. Hayranlık duyarak okuduğun eserin yazarı ile birebir iletişim kurmak her iki tarafı da fazlasıyla etkiler. Ben daha yeni bir yazarım umarım böyle etkinliklerde okuyucular ile iletişime geçerim.

18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

Evet, var. Hala şiir yazıyorum. Farklı eserler de kaleme almaya çalışıyorum. Bekleyelim görelim.

19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

Kitabım şu an çok yeni ama sabırsızlıkla bekliyorum o anı.

20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Ben süreci biraz sıkıntılı atlattım. O yüzden sabır çok önemli. Pes etmeden ilerlemek gerekiyor.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir