“Kalemin Ritmi, Yüreğin Sesi”
1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Menzile Ocak, Endüstriyel Sanatlar ve Felsefe mezunuyum. Öğretmenim.
2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?
Oldum olası okumayı yazmayı seven biriydim. Kitap fikri bir yarışmayla başladı.
3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Aslında ilk okula başladığım andan itibaren kalemlerle bağım kopmadı. Oradan başlayan bir süreç diyebiliriz.
4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Okumak insanın dilini ve düşünme biçimini doğrudan etkileyen bir durum. Herkesin kendi kaleminin kendine has bir rengi var. Okumalar kendi renginizi tarzınızı bulmanıza yarıyor.
5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Bir yarışmaya gönderdiğim eserin ödül kazanması tetiklemiş olabilir.
6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
Sürekli yazmak ve okumak. Tabi düşünmek için de kendimize zaman tanımalı. Ama o zamanlar boş geçen zamanlar değil. Düşünmek de yazmaya dahil.
7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
BİR ŞİİR BİR MASAL BİR DÜŞ
ESİR KAMPI MI BİLİM KAMPI MI
BİRAZ FELSEFE KİMSEYİ İNCİTMEZ
FULARSIZ FİLOZOFUN YOLCULUĞU
8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
Her ortaya konulan projede olduğu gibi kitap ortaya çıkarmanın çıkış noktası da bence gözlemler sonucu tespit edilen bir probleme olası çözümler sunmak.
9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Önce ana hatlar ve karakterlerin özelliklerini belirliyorum ama bazen çıkılan yol bambaşka bir yere varabiliyor.
10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
Her şey olabilir. Kırlmış bir kalem, silgi atıkları. Ağaç filizi, savaşlar, barışlar…
11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Bu çok değişken. Bazen zorlarsınız olmaz bazen aniden ve kendiliğinden gelir.
12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Aslında bunu okura sormalı ama özellikle son iki kitabım sıradışı, düşünmeyi dürten cinsten…
13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Temeli düşünmek ve neyim neden varım nereye gidiyorum neler yapmalıyım minvalinde sorulara birlikte düşünmeye kapı aralayan fikirlerle yola çıkıp bu konularda okurun kafasında düşünme pencereleri açmak.
14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Her şeyin hızlı aktığı bir dünyada zaman zaman odaklanma sorunu yaşyorum. Ara ara dijital diyet yapmaya çalışıyorum.
15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Bazen gelemiyorum. Akışına bırakıp geçmesini bekliyorum. Belki bu da bir yoldur diyorum.
16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara
anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Söyleşilere katılıyorum. Kitap kulüplerimiz var.
17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Fuarların bir heyecanı oluyor tabii. Okur için aldığı kitabın yazarıyla tanışmak, aklından geçen soruları sorup sohbet imkanı bulmak keyifli.
18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Evet yeni bir felsefe kitabı gelebilir. Hazır çocuklar sevmişken yenisini sunmak güzel olur.
19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Bir önceki kitabım içim “Küçük Prens” gibi kült bir eser olmaya aday diyenler olmuştu. Bu beni hem mahcup etti hem onurlandırdı.
20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Bol okumak, bolca yazmak ve düşünmeye fırsat vermek…




