1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Cevap : Merhaba, ben Muhammet Emin Solmaz. 29 Ekim 2000 tarihinde Konya’nın Selçuklu ilçesinde doğdum. Hayatım boyunca doğa bilimlerine ve felsefeye olan derin merakım, eğitim hayatımı şekillendirerek beni kimya teknolojisi bölümü okumaya teşvik etti. 2020 yılında bu bölümden mezun olduktan sonra askerlik görevimi tamamladım. Şu anda mesleğimi tutkuyla icra ediyor ve kimya laboratuvarlarında aktif olarak görev yapıyorum.” “Ruhumu ve zihnimi besleyen en büyük tutkularım arasında; doğanın kalbine sığınarak yaptığım yürüyüşler, sabrı ve dinginliği öğreten balık avları yer alıyor. Görsel birer hafıza olan belgeselleri izlemek ve beden disiplinimi sağlayan spor faaliyetleriyle ilgilenmek de yaşam ritmimin önemli bir parçası. Ancak benim için en vazgeçilmez uğraş; hayatın, evrenin ve insanın özünü durmaksızın araştırmak, sorgulamak ve bilginin peşinden gitmektir.”
2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?
Cevap : “Kendimi bildim bileli zihnimde bitmek bilmeyen senaryolar yazar, kurgular üretirdim. Çevremdeki insanlardan hayal gücümün ne denli geniş ve büyüleyici olduğuna dair övgüler alırdım. O dönemlerde kaleme aldığım hikayeleri sürekli yazar ve beğenmeyip silerdim. Bir gün, hayatın getirdiği o amansız hengame ve koşturmacadan yorulduğumu hissettim. Bu yorgunluk; hayal gücümle içsel hislerimi birleştirmeme, ilk eserim olan Vefalı Hançer’in felsefi ve duygusal temellerini atmama vesile oldu. Bu tutkumu resmi bir kariyere dönüştürme kararım ise hayatın içindeki derin bir duygusal çöküş anından doğdu. İnsanoğlunun her an karşı karşıya kalabileceği sorunlar ve zorluklar karşısında okurlarıma birer ilham kaynağı olmayı, bu dünyaya kalıcı ve anlamlı bir edebi miras bırakmayı istedim
3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Cevap : Çünkü inanıyordum ki, insanlara hislerimi yalnızca sözlü olarak aktarmak her zaman yeterli olmuyordu. Bazen kalıcı izler bırakmak, ruhlara dokunabilmek ve verilmek istenen mesajları en saf haliyle ulaştırmak için yazılı kelimelerin gücüne sığınmak çok daha derin ve anlamlıydı
4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Cevap : Özellikle dünya klasiklerinin bazılarında ilmek ilmek işlenen o ağır geçim derdi ve kendim de halktan biri olarak, toplumun en alt tabakasındaki sıradan bir insanın verdiği amansız hayatta kalma mücadeleleri beni her zaman derinden etkilemiştir. Karakterlerin hem fiziksel yoklukla hem de vicdanlarıyla verdikleri bu savaşlar, benim de yazarlık vizyonumu şekillendiren ve kaleme aldığım kurgularda insan ruhunun direncini işlemek istememde oldukça etkili olmuştur.
5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Cevap : Yazar olmaya karar vermem için özel bir deneyimim olmadı; sadece yaşadığım duygusal bir çöküşün ardından eserimi bastırma kararı aldım.”
6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
Cevap : Kendi yazarlık yolculuğumda temel ilkem; her şeyden önce samimi olabilmek, kurguladığım karakterlerin hayatlarında ve kurdukları cümlelerde okuyucunun kendinden bir parça bulmasını sağlamaktır. Bir yazar olarak kendimi de o hayal dünyasının tam merkezinde görebilmeyi ve olayların akışını en içten, en samimi bir dille takip edebilmeyi hedefledim. Kısacası kalemi elime aldığımda, yarattığım dünyanın dışındaki bir gözlemci değil, o dünyanın içindeki bir yolcu olmayı seçtim; ben eserlerimde tam olarak böyle bir yol izledim.”
7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
Cevap : Vefalı Hançer – Kaderin Dokunuşu benim ilk eserim ve aynı zamanda bu serinin ilk cildidir. Hikayenin devamını merak eden okurlarım için şimdiden müjdeyi vermek isterim; serinin ikinci cildi şu an çalışma aşamasındadır.”
8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
Cevap : Yazarken önceden çizilmiş katı kurallara veya formüllere bağlı kalmıyorum; benim üretim sürecim, tamamen o ana bağlı hisler ve zihnimin özgür akışı ile şekilleniyor. Kalemi elime aldığım o büyülü anda duygularım ve düşüncelerim bir nehir gibi akıyor; satırlar kendiliğinden kurguyu inşa ediyor. İkinci ciltte de okurlarımı yine bu saf, plansız ve tamamen kalpten gelen zihin akışıyla buluşturacağım.”
9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Cevap : Çünkü kalemi elime aldığımda ben de tamamen o andaymışım gibi hissediyorum. O anı, o mekanı ve o duyguyu bizzat yaşadığım için bir süre sonra satırlar benim kontrolümden çıkıyor; karakterler kendi ruhlarını kazanıp kendi yollarını çizebiliyorlar. Yazar olarak ben onlara hükmetmek yerine, onların kader yolculuğuna samimiyetle eşlik ediyorum.”
10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
Cevap : Bana yazma yolunda ilham veren en temel unsurlar; insanların hayat yolculuklarında çektikleri o derin acılar ve bu acıların köklü birer yansıması olan, yörelerimizde yüzyıllardır yaşayan türküler, maniler ve şarkılardır. Anadolu’nun bu sessiz çığlıklarının yanı sıra, kendi benliğiyle küsmüş insanoğlunun içsel bir uyanışla kendisiyle barışması, kendini tanıma ve tamamlama yolculuğu da kalbimi en çok besleyen temalardandır. Eserlerimde tam da bu acılardan süzülen ezgileri ve insanın kendi özünü bulma çabasını anlatmaya gayret ediyorum. Çünkü şuna inanıyorum; hayatta kalbimizin her istediğini gerçekleştirmeye bazen zamanımız veya imkânlarımız yetmeyebilir. Bu yüzden insan, kendi içindeki saf yeteneği ve asıl sesini bulmaya odaklanmalı. ‘Ben belki de bu dünyada en çok bu alanda faydalı olabilirim, dünyaya bırakabileceğim en samimi iz bu olabilir’ diyebileceğimiz o özel noktayı keşfetmek çok kıymetli. Benim için de o sığınak, bu hayat hikayelerini ve içsel yolculukları kaleme dökmek oldu.
11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Cevap : Beni en çok üretken kılan zamanlar, genellikle duygularımı sözlü olarak ifade etmek yerine yazılara dökmek istediğim anlar oluyor. Aslında zihnimde üretim süreci her an devam ediyor; ben sadece hayatın akışı içinde fırsat buldukça bunları kaleme döküp somutlaştırabiliyorum
12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Cevap : Vefalı Hançer – Kaderin Dokunuşu; bir romanda olabilecek tüm samimiyeti okuyucusuyla buluşturmasının yanı sıra insanın içerisindeki iyi-kötü algısını, kader kavramını ve seçimlerin bedelini derinlemesine işleyen bir eserdir. Sadakat ile ihanet kavramlarını hayatın doğal akışı içinde ele alırken; duygularımızla mantığımızı ayırmamız gereken en kritik dönemeçlerde bile ‘vicdan’ dediğimiz o içsel pusulanın bizi nasıl etkilediğini sadece anlatmakla kalmıyor, okura doğrudan hissettiriyor.”
13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Cevap : Vefalı Hançer – Kaderin Dokunuşu; hayatta her şeye rağmen devam etmek için her zaman bir sebep olduğunu, umudun tükendiği ve güneşin söndüğü yerde ayın her daim parladığını fısıldayan bir eserdir. Mumdan bir güneş yaratmanın o inanç dolu mücadelesinden bahsederken; her zaman ve her şartta vicdanın, insanoğlunun asıl kimliği olduğunu anlatan, okura umut aşılayan bir yolculuktur.”
14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Cevap :
Yazar olmanın benim için en zor yanlarından biri; olaylardaki o özgünlüğü okuyucuya tam anlamıyla yansıtamama ve en nihayetinde okurun yüreğine dokunamama korkusudur.”
15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Cevap : Yazarken tıkanıklık yaşadığım zamanlarda kendimi zorlamak yerine sadece duruyor ve her şeyi tamamen akışına bırakıyorum. Kendi kalemimde, kurguladığım olayın bizzat içerisinde olduğumu hissettiğim için o an kendime, ‘Ben olsam ne yapardım?’ sorusunu soruyorum. Karakterlerin yerine geçip empati kurarak hikâyeye kaldığım yerden devam ediyorum.”
16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Cevap : Kitabımı geniş kitlelere ulaştırmak adına hem dijitalde hem de sahada aktif bir mücadele yürütüyorum. Sosyal medya üzerinden kitap sayfalarıyla sürekli etkileşime geçiyor, Vefalı Hançer’den dikkat çeken alıntılar paylaşıyorum. Dijital dünyanın ötesinde, yaşadığım şehirde dışarıya çıktığımda elimde kitabımla beraber insanlara kendimi ve hikâyemi bizzat tanıtıyorum; sokaklarda yüz yüze iletişim kurarak sosyal anlamda samimi bir çoğunluk ve okur kitlesi kazanmaya çalışıyorum.”
17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Cevap : “Bu yüz yüze buluşmalarda benim gözümdeki en önemli nokta; romanda kendini bulan okurun, yazarıyla olan o samimi bağını güçlendirmesidir. Aynı zamanda bu etkileşimler, bir yazarın kendi kalemini tartması, eksiklerini görmesi ve başarı yolculuğundaki izlenimlerini ilk elden değerlendirebilmesi açısından çok büyük bir önem taşıyor
18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Cevap : “Vefalı Hançer – Kaderin Dokunuşu’nun ikinci cildine tüm hızımla devam ederken, aynı zamanda tamamen başka, yepyeni bir eser üzerinde de eş zamanlı olarak çalışıyorum.”
19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Cevap : Uzun süredir görüşmediğim insanların dahi Vefalı Hançer’i okuyup çok fazla beğendiklerini dile getirmeleri, devamını merakla beklediklerini söylemeleri ve satır aralarındaki sosyal ile felsefi mesajları fark ederek bana bu yönde geri dönüşler yapmaları beni derinden duygulandırmıştır.”
20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Cevap :
Yeni bir yazar olarak, eserine güveni tam bir kalple meslektaşlarıma vereceğim tavsiye şudur: Yazmaktan ve yazdıklarınızı yayımlamaktan asla korkmayın, her zaman cesaretli olun. ‘Acaba okunacak mı, tutmayacak mı?’ gibi kaygılarla hareket etmek yerine, sadece duygularınızı ve ruhunuzu özgürce satırlara dökün. Çünkü yazdıklarınız geniş kitlelere ulaşmasa bile, günün sonunda bu dünyaya kendinizden kalıcı ve anlamlı bir iz bırakmış olacaksınız.”



2 Comments