Dilaver Korkmaz…ERİK AĞACI…ÖYKÜ
ERİK AĞACI Bacaklarına vuran güneşin tatlı sıcaklığı ile gözlerini araladı. Mart ayının nadir güneşli günlerinden biriydi. Öğle arası kaymakamlık bahçesinde biraz düşünmek için oturduğu bankta uyuyakalmış olmalıydı. Öğleden önce emeklilik dilekçesini imzalamış ve sekreterliğe bırakmıştı. Dile kolay tam otuz yedi yıl olmuştu burada memuriyete başlayalı. Aslında altmış beş yaşına kadar beş yıl daha çalışabilirdi, evde üniversite okuyan bir oğlu vardı ama birkaç ay önce kızı boşanıp torunla beraber çıkıp gelmiş bu da yetmezmiş gibi büyük oğlu de geçen ay işten ayrılmış biriktirdiği bir miktar para ile çok istediği o lokantayı açabilmenin çaresini arıyordu. Bir baba olarak bu zamana kadar…
