1)Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Eserim “Aile Olma Rehberi” Ben Ahsen Dabak. İlk öyküsünü “Gecenin Üstadı” 2025 yılında basmış düşe kalka ilerleyen bir yazarım. Eğer siz de tökezleyerek ilerliyorsanız, yalnız değilsiniz.
2)Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Çocukken var olmayan oyunlar kurardım. İlk tabletimi aldığımda bunları yazmaya başladım. O günden bugüne hikayeler oldu. Ama “yazar olmak istiyorum” fikrinin kafama oturması başka bir ana denk geldi: Üçüncü sınıfta ders dinlemek yerine daldım, hoca o ara ne olmak istersiniz diye sormuş, marjinal görüneyim de hocanın gözüne gireyim diye “yazar olmak istiyorum” dedim. Sonra bu düşünce sahiden oturdu.
3)Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
Yazdığım ilk eser devasa bir eve taşınıp kaybolan bir çocuk hakkındaydı. İlk tamamlanmış eser “Kaplidio Efsnesi” fakat o henüz piyasada değil.
4)Bu ilk adım size ne hissettirdi?
Çok eğlenmiştim. Oyun oynamak gibiydi ve bu oyunu her gün kurmak istedim.
5)Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Eserlerimde tekrar eden temalar yok. Her karaktere başta bir düşünceyle başlıyorum fakat o benden uzaklaşıp kendisi oluyor.
6)Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
Kendimi bulduğum değil ama empati kurup çok insanlaştırarak anladığım karakterler oldu.
7)Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Gecenin Üstadı benim ilk yayınlanan kitabım. Bir insanın kendi zihninde yaşamasını hissettiriyor bana. Kendi kendinin esiri olmuş. Kurtulamıyor, baş edemiyor, çünkü geçmişi onun için hala şu anda yaşanmaya devam ediyor. Zihninde her geçmiş yılı aynı anda yaşamaya çalışıyor.
İkinci kitabım ise Aile Olma Rehberi. Karakterimiz ölen en yakın arkadaşının kızını evlat edinerek anne olmaya çalışıyor. Fakat anne olmak hakkında hiçbir şey bilmiyor. Bu sebeple yanlış insanlar doğru zamanda doğru kişilere dönüşür mü? Sorusuyla ilerliyor. Anne olmaya henüz uygun değil, ama zamanla olacak mı?
8)Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
Okurken insanlar iyi hissetsin, mutlu olsunlar istedim. Hayat hepimizin üstüne geliyor. Bazen omuzlarımızı kaldıramayacak halde oluyoruz, biliyorum. O sebeple bir kişinin bile yükü hafiflerse, mutlu hissederse diye yazdım.
9)Yazarken size ilham veren şey nedir?
Tamamen baş kahramandı. Öyle bir yapısı vardı ki onu bende merak ediyordum. Onu yazmak kaçmak gibiydi.
10)Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
Ben genelde aklım beş karış havada gezerim. Bir olasılık düşündüğümde ve ona uygun heyecan verici bir karakter olduğunda bu beni yazmaya iter.
11)Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Belirli bir saatim yok ama her gün en az birkaç sayfa yazmaya çalışırım. Bilgisayardan gözüm yorulunca telefona geçerim, telefonda bileklerime kramp girinceye kadar yazarım, sonra tekrar bilgisayara geçerim. Üretim benim için budur kesintisiz değil, ama süreklilik ister.
12)Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Düzenli olarak yazmaya çalışırım. Kalemi boş bırakmaya gelmez, törpü ister.
13)Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Yazamama korkusu, hepimizde olur ya; şu an çöp gibi yazıyorum, deriz. Karakterler karakterden çıkıyor mu korkusu da çok olur. Yolun yarısında “Ya ben feci korkunç bir yazarım” tıkanması da gelebiliyor. Ama ilerlemeye devam etmelisiniz. Önemli olan devamlılık. Bugün değil, yarın değil, ama öbür gün mutlaka ilerlemiş olacak!
14)Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Düzenli olarak vazgeçmeyi düşünüyorum. Bunda bir sorun yok. Ama benim gidebilecek başka kapım da yok. Yazmak bir ihtiyaç. Korkunç da olsam buradan başka gidebileceğim yer yok, ne yapabilirim ki?
15)Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Gecenin Üstadında ana tema acı. Yalnızlığın acısı, gururun acısı, nefretin acısı…
Aile Olma Rehberi ise mutluluğu temel alır. Acının içindeki mutluluk, yalnızlığın ve kalabalığın içindeki mutluluk…
Vermek istediğim bir mesaj yok. Mesajlar okura özeldir.
16)Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
Okur kendini düşünsün ve kendi hayatı üzerinden hayaller kursun isterim.
17)Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Çünkü bu hikayeler insanı tanıyan biri tarafından yazıldı.
18)Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Çok uzun süredir deniyor oluşum olabilir. Belki benden daha uzun süredir deneyip hala başaramamış olanlar vardır, eğer sizin de gidecek başka kapınız yoksa kapıları çalmaya devam edin! Belki içerideki birileri sağırsalar da çöpü çıkartmak için bile dışarıya çıkabilirler. Diğer bir konu, uzun zamandır dijital uygulamalarda yayın yapıyorum. Bakmak isteyen İnkspired uygulamasında Paramensia olarak aratabilirler.
Bu arada Paramensia (Paramnezi), psikoloji ve tıp alanında hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı, anıların çarpıtılarak ya da yanlış hatırlandığı bir bellek (hafıza) bozukluğudur. Kelime anlamı olarak “yanlış/çarpık anımsama” anlamına gelir. Hafıza tamamen kaybolmaz (amnezi gibi değildir), ancak mevcut anılar bozulur, yanılsamalara uğrar veya sahte anılar üretilir. Bir yazar olarak en uygun ismin bu olacağını düşündüm.
19)Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
Kervan yolda düzülür. Bu iş sabır ister ama sabır bekleyerek değil, yazmaya devam ederek geliyor. Yarışmalara katılın, red yiyin, dijitali boşlamayın, araştırın ve eğer gerçekten tıkandıysanız, bana ulaşın. Ben de hâlâ yoldayım.
20)Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
İlerlemeye devam et. Yerinde saydığını düşündüğünde bile, ağlarken bile bir sonraki adımı at. Hazır hissetmeyi bekleme. Bu işte hazır olduğunu düşündüğün bir an olmayacak.
AHSEN DABAK.

