Öykü.. Kırık Nokta.. Rojda Aydın
Kırık Nokta “Cihan…” Babası ona bu ismi verirken sadece bir anlam değil, bir kader yüklemişti. “Cihan gibi ol,” demişti. “Güzel ve büyük. Güçlü ve unutulmaz.” Cihan, adının hakkını verircesine yaşadı bir zamanlar. Güzeldi. Ama o güzellik yüzüne değil, sesine saklanmıştı. Sahneye çıktığında şehir susardı. Her nota bir umut, her şarkı bir düş olurdu. Yaşamakla sahnede şarkı söylemek arasında fark yoktu onun için. Sesini bırakabildiği her yerde biraz daha iyileşirdi. Ta ki o gün gelene kadar. Demir. Adı gibi sert, yakışıklı, genç ve tehlikeli. Cihan, sahnede ışıklar içinde şarkı söylerken gözleri onunla çarpıştı. Kalbi ilk defa bu…
Öykü.. Bulantı.. Murat BOĞURCU
Bulantı Kalbime ağır gelen yükü, nereye gitsem yanımda taşıyorum. Omuzlarım düşmüş, bedenim çökmek üzere. Ayaklarımı sürüklüyorum; bastığım yer, sanki beni taşımakta zorlanıyor. Her adımda düşecek gibi ilerliyorum, ama düşmüyorum. Ayakta durdukça, yükün verdiği acıyla biraz daha eksiliyor, biraz daha siliniyorum. Aklım başımdayken herkesten uzaklaşıyorum. Mümkün olsa, hayattan bile çıkmak isterdim. Kendimi ait hissetmediğim her yer üzerime devriliyor. Kaçıyorum herkesten, ama hep kendime yakalanıyorum. Yakın durduğum her şey bana yabancı kalıyor. “Bitmeli,” diyorum, “bu ıstırap, bu arızalı varlık son bulmalı.” Kendime gelip gittiğimde hiçbir şeyin değişmediğini görüyorum. Sürekli en baştan başlıyorum. Unuttuğumu sandığım her şey yerli yerinde duruyor. Kaçamıyorum. İyileşmenin…
Eşik.. Zeynep Uzun
Eşik Zeynep Uzun 📖 Zeynep Uzun — Eşik Sabah olmuştu. Sanki dünya son nefesini tutmuştu. Taşlar, gecenin soğukluğunu rüzgârda saklıyor. Raylar, demirin uykusundan uyanmak istemiyor gibiydi. Her sabah olduğu gibi, önce acele gelenler vardı: Göğsüne çantasını bastıran memur, çocuğunun bileğini sımsıkı tutan kadın ve elindeki biletin terine gömülmüş genç bir adam. Camın önünde parmak uçları cama vuruyordu, gümüş bir ritimle: “Kaç dakika kaldı?” diye soruyorlardı. Her gün aynı nabız, farklı seslerle tekrarlanıyordu. Taşların arasından sarkan zincire bağlı tabelanın sesi, sessiz bir limanın uğultusu kadar derindi. Henüz düdük çalmamıştı ama hava ayrılığın rengiyle doluydu. Tabelada yazan durağın adını sis bulutları kaplamıştı.…
Öyle Günlere Baktık Ki ..Fadime Sarıkamış
Öyle Günlere Baktık Ki Öyle günlere baktık ki, doğan güneşin ışığını yok saydık. Öyle umuda tutunduk ki, yıldızın parıltısını güneş sandık. Gündüzün değerini bilmedik, geceyi kendimize mesken yaptık. Karanlığı huzurla karıştırdık, kendi gölgemizi ışık sandık. Güne uyumayı alışkanlık ettik, geceyi seyretmeyi yaşam sandık. Camı aralamak bile zor geldi, kendimizi avutmayı yeter sandık. Ruhun sessizliğini huzur bildik, ne halimizi sorguladık ne gözümüzü açtık. Ruhumuzu derin bir uykuya yatırdık, ve kendimizi uyandırmaya güç bulamadık. Fadime Sarıkamış
Bir Nefestir Cumhuriyet.. Murat Engin Deniz
Bir Nefestir Cumhuriyet Cumhuriyet bir yönetim biçiminden ibaret değildir; o, bir nefesin hikâyesidir. Bin yıllık bir yorgunluğun ardından, bir milletin yeniden nefes alabilmesinin adıdır. Bu topraklarda nefes almak her zaman kolay olmamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılında alınan her nefes, biraz daha daralmış, biraz daha ağırlaşmıştı. Yoksulluk, savaş, açlık, cehalet ve umutsuzluk halkın üzerine bir sis gibi çökmüştü. Saraylarda ışıklar yanıyor, ama köylerde kandiller sönüyordu. Kadınlar, çocuklar, köylüler… Hepsi hayatın kıyısında, susarak yaşamayı öğrenmişti. Devletin nefesi tükenmişti; çünkü adaletin terazisi şaşmış, liyakat yerini akrabalığa bırakmış, din ile çıkar birbirine karışmıştı. Bir imparatorluk, koca bir devin ciğerleri gibi çöküyordu. Her yenilgi, bir…
DERME ÇATMA KONUT.. Pakize Özcan
DERME ÇATMA KONUT Her şiirin her cümlenin bir başlığı vardır, Cümle alemin konutu evi gibi. Cümleler başına, başlığına bağlı ya hani insanlar yuvasına gerekli. Korunaklı diye çekilirler semtlerine, köşelerine. Giderler giderler bazen bitmez, Bazen akarak damla damla, bazen hışımla Er geç varırlar dünyalarına. Eskide kalan bizim mekan gibi Konuttu bizimki de işte. İsteyince varılabileninden olsundu Malum yollar düğüme, dönemeçe müşkül mesele. Koşarak gel, korkma burası güvende. Celalliye yakın ama aynı zamanda uzak, Darbeye dayanılmaz ama dayanıklı. Evet, satırlı sütunsuz yazması kolay olsun kâğıda çizmesi zaman alır. Başlık hemen gerekliydi çatısı Â’ nın şapkası vardı. Ne kiriş ne kolon gerekli. Tek…
Çocukluk yılları…AHU KAYA.ÖYKÜ
Çocukluk yılları… Yazarken bile yüzünde çocuksu bir ifade oluşuyor. O saf, temiz ruh hâli, şu an aynı; zaman ve mekânlar değişse de. İnsan kendi bebekliğini merak ediyor. Ne çok objektife takılmışız ne de çok büyük albümlere… Dayımızın, teyzemizin, ailemizin anısında çektikleri, o anda bir kaç fotoğraf… Kırmızı etekli, beyaz çoraplı, kırmızı şapkalı ve kırmızı parlak ayakkabılı… Annemin yanında, hatırlamak istediğim; kameraya güzel bir gülüş ile baktığım bir an. Şu an elimde eski bir fotoğraf… Şu ana kadar kaç kere açıp bakmışım bilmiyorum. Her bakışta yüzümde gülümseme… Keşke her an şu anki kadar çok takılsaymış objektiflere; elimizin altındaki telefonlar gibi.…
ALEV.. HASAN ASIM ÜÇER
ALEV Gün kızılı ateş nefesinde. Konuşsan tutuşur söz sesinde. Doğan gün sensin her hevesimde. Yakarmış sevmek hem bu mevsimde. Zaptı zor bir şehir kan tersin de. Çalı çırpı gönle alevsin de. Harlasan közümü çevirsen de. Kar düşer bana her keresinde. Diken olsa yeter o sevsin de. Uçuşsun gülü can kafesinde. Bulup da ruhu tek zerresinde. Yediverendir her sevesimde. Gözler gel dese bir keresinde. Gönül cenk eder zor kalesinde. Nurun cezbeder ay halesinde. Sözün gel dese bir keresinde. Yıldızla doyup gök hanesinde. Güneşi soyup gül sayesinde. Kokun gelsin de saniyesinde. Başım kessin şükür secdesinde. HASAN ASIM…
YENİDEN DOĞUŞUN DESTANI.. Perihan Koçyiğit
YENİDEN DOĞUŞUN DESTANI 29 Ekim, takvimde bir yaprak değildir, bir ulusun yeniden doğuşunun destanıdır. Varoluşumuzun tüm dünyaya yeniden ilan edildiği bir gündür. Atalarımızdan devraldığımız bu bayrağı, ölene kadar namusumuzla şerefimizle sahip çıkacağız. Allah, bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Göklerden bayrağımızı, minarelerden ezanımızı eksik etmesin. İnsan anasız babasız büyür, ama vatansız bir hiçtir. Allah bizi dünyada vatansız, ahirette imansız bırakmasın. Biz, Osmanlı’nın torunları, Cumhuriyet’in çocuklarıyız. Dini ve vatanı için canını veren şehitlerimize ve gazilerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Ben, ebemin savaş üzerine yazılan ağıt ve türküleriyle büyüdüm. Çok zorluklar görmüş, cepheye sırtında…
