Köşe Blog Yazıları

Emine Kurt: Geçmişin İzi

Kaç yaşındayım bilmiyorum fakat ağaran saçlarım, bükülmüş, kamburlaşmış belim, buruşmuş ellerim yolun bitimine yaklaştığımın göstergesi gibi varlığını fısıldıyordu kulaklarıma. En derinden, en sessiz… peki her şeye rağmen pişman mısın diye soracak olursanız, değilim. Yaptıklarımdan hiçbir zaman pişman olmadım. Yeniden dünyaya gelecek olsam aynı yerde yeniden düşer, yeniden aynı kararı alır, yeniden o sokaktan geçerdim. Çünkü şu an bütün yılların yorgunluğuyla ağacın gövdesine yaslanıp geçmişini izleyen bu adamı, aldığı yaralar var etti ve o adam bu yaraları taşımaktan hiçbir zaman pişman olmadı, olamazdı da. Çünkü yaralar biz insanların yegâne pusulasıydı…   Geçmişin tozlu raflarında dolaşırken 6 yaşındaki o çocuk geliyor gözlerimin önüne.…

Ayşe Bedevi: Korktum

Senden sonra elime kalemimi alarak cümlelerimi özgür bırakamadım. Korktum, yazarsam yüreğim haykıracak, içimdekileri bir bir dökecekti. Korktum, yüreğim seni sayıklayacak! Korktum, yüreğim bağıra çağıra sana olan özlemini dile getirecek. Korktum, yüreğim sana olan bağlılığımı haykıracak. Korktum, yüreğim sana olan hislerini ortaya dökecek… Bu yüzden derin bir sessizliğe bıraktım kendimi. İçimdekileri anlatacak halim de gücüm de tükendi. Bazen yürek ister, sevmek ve sevilmek. Ama hayat gösterir ona gerçekleri; Der ki, yok sevmek ve sevilmek… Bazen mantık önüne geçer, sus der; ayağa kalk ve devam et. Sonra… Dilim konuşur, yüreğimden dökülenleri. Mantığım susturur, dilimin söylediklerini… Ve hayat bir kez daha golünü atar;…

Ayşe Bedevi: Söz Konusu Aşk

Konu aşk olduğunda kalemim başlar yazmaya, durmak bilmez. Sesini duyuruyor uzaklara, haykırıyor dağa taşa. Aşk… Uzun uzun yazıların ilhamı, tükenmeyen bir hissin endamı ve sözlerin asilliğindeki ihtişamı… Aşk, yaşamak değil; yaşamdan zevk almaktır. Anlata anlata bitiremediğimiz o esrarengiz hisler, kalbimize huzur ekler. Varlığında neşe, yokluğunda özlem. Derin derin hisler gizler. Söz konusu aşk olunca mürekkepler yenilenir, kalp tazelenir ve belki de sadece çift bir gözde yeni bir hayat resmedilir… Gözler yalan söylemez, derler. Sevda coşturur, hissederler. Bir çift göz her şeyi anlatabilir, bir çift göz her şeyi yazdırabilir. Ey kelimelerin hükmünü veren aşk, ey kalpleri sevgiyle donatan his! Sana dair…

Ayşe Bedevi: Yaşamaya Çalışmak

Kalemim yazar hislerini, Susup da dile getiremediklerini, Konuşup da bahsedemediklerini, Haykırıp da dindiremediklerini… Yazar, Çizer. Belki de bu yaralar, Delip geçer. Ama en çok da, İzini tazeler. Var. Bir iz var; Kimsenin görmediği. Yok. Bir söz yok; Herkesin anladığı. Belki de, Susmak ve yazmak; Bu sağır insanlardan uzak, Yaşamanın bir yoluydu. Ya da; Yaşamaya çalışmanın…

Yusuf Bingöl: Sosyal Medya Çağında Genç Olmak

Eskiden insanlar sokaklarda büyürdü. Mahallelerde arkadaşlıklar kurulur, uzun sohbetler edilir, insanlar birbirlerinin yüzüne bakarak konuşurdu. Şimdi ise birçok genç ekranların içinde büyüyor. Teknoloji hayatı kolaylaştırırken insan ilişkilerini de değiştirdi. Sosyal medya gençlere kendilerini ifade etme fırsatı sundu. Fakat aynı zamanda görünmeyen bir baskı da oluşturdu. İnsanlar sürekli daha güzel, daha başarılı ve daha mutlu hayatlar görmeye başladı. Bu durum birçok gencin kendi hayatını yetersiz hissetmesine neden oldu. Bugün gençlerin çoğu sadece kendi hayatını yaşamıyor; aynı zamanda başkalarının hayatlarıyla sürekli kıyaslanıyor. Bir insanın en mutlu anlarını görmek kolaydır ama taşıdığı acıları görmek zordur. Sosyal medya çoğu zaman insanların sadece parlak tarafını…

Yusuf Bingöl: Halkla İlişkilerde Güvenin Gücü

İnsan ilişkilerinin temelinde güven vardır. Güvenin olmadığı yerde ne dostluk uzun sürer ne de iletişim gerçek anlamını bulur. Bugün halkla ilişkiler denildiğinde çoğu insanın aklına reklamlar, kampanyalar ya da büyük organizasyonlar geliyor. Oysa halkla ilişkilerin asıl gücü insanların güvenini kazanabilmektir. Özellikle gençler artık yapay davranışları çok hızlı fark ediyor. Samimi olmayan bir konuşma, sadece dikkat çekmek için yapılan bir paylaşım ya da insanları etkilemek adına kurulan sahte cümleler gençlerin gözünde değerini çabuk kaybediyor. Çünkü yeni nesil artık kusursuz insanlardan çok gerçek insanlara inanıyor. Bir kurum gençlere ulaşmak istiyorsa önce onların sorunlarını anlamalıdır. Sadece reklam yapmak ya da birkaç slogan kullanmak…

Yusuf Bingöl: Gençlik, Sessizlik ve Anlaşılma İhtiyacı

Bugünün gençliği aslında hiç olmadığı kadar konuşuyor. Sosyal medya üzerinden düşüncelerini paylaşıyor, fotoğraflar yayımlıyor, videolar çekiyor, kendini anlatmaya çalışıyor. Fakat bütün bu kalabalığın içinde çoğu genç yine de anlaşılmadığını hissediyor. Çünkü konuşmak ile dinlenmek aynı şey değildir. İnsan bazen binlerce kişiye sesini duyurabilir ama yine de bir kişinin gerçekten kendisini anlamasını ister. Toplumun gençlere yaklaşımında en büyük sorunlardan biri, onları sürekli yönlendirmeye çalışmasıdır. Herkes gençlerin nasıl davranması gerektiğini anlatıyor; nasıl giyinmeleri gerektiğini, nasıl düşünmeleri gerektiğini, hangi mesleği seçmeleri gerektiğini söylüyor. Fakat çok az insan gençlerin ne hissettiğini anlamaya çalışıyor. Oysa halkla ilişkilerin en temel amacı yalnızca iletişim kurmak değil, insanları…

Özgül Kazan: Gece 3’te Hiç Uykun Kaçtı Mı?

Gece 3.00’te uykum kaçtı, içimde beni kıvrandıran, kalbimi hızlı çarptıran, kafamı karıştıran bir konu var gibi. Ne olabilirdi ki bu? Kalktım çalışma odama geçtim, kalemimi elime aldım ve düşündüm beni rahatsız eden bir konu var. Ne ki bu? Evet, evet şimdi hatırladım, gecenin sahibi “kalk hadi huzura” diyor. Ve şu da var tabii ki bir zamanlar herkes için koşturup ömrünü harcadığım, herkese müsait olduğun dönem geçip gittikten sonra hiç kimsenin sana müsait olmadığı dönem gelmiştir… Ve korkma diyerek kendini terkin edip şunu vurgulayabilirsin, sen hiç kimsenin sana müsait olmadığı her vakit Allah sana her zaman müsaittir. Unutmamalıdır ki herkes, bir…

Özgül Kazan: Kalbini İhmal Etme

Çoğu zaman zihinsel ve fiziksel sağlığa odaklanırken kalbimizi ihmal ediyoruz. Duygusal ihmal ilişkilerimize mesafe mesafeler yaratır. Kendimize olan güvenimizi zedeler ve zamanla fiziksel sağlığımızı da olumsuz etkiler. Kalbimizi dinlemeyi ihmal etmemeliyiz çünkü bizler hayatımızı şekillendirmemiz ve güzel bir noktaya getirebilmemiz için biz insanoğlu önce güzel kalbimizi dinlememiz lazım gelir ki iç yolculuğumuzu güzel bir şekilde hayatımıza yön versin. Çünkü kalbimiz bizim en kutsal en derin ve en mükemmel hazinemizdir. Kalbimize sevgisini koyduğumuz insanlara dikkat etmemiz gerekmektedir. Eğer kalbimizi yoruyorlarsa o kişiler eğer ki ağırlık yapıyorlarsa ne olur kalbinizden çıkarın kalbinizi yormayan ruhunuzu besleyen kişileri kalbinize alın. Kalbinizi yoranlar size zaman…

Ece Özdemir: Sessizce Kırılan Kadınlar

Bazı kırgınlıklar yüksek sesle yaşanmaz…   Bir kadının içinde sessizce büyür. Özellikle uzun ilişkilerde ve evliliklerde birçok kadın aynı cümleyi kuruyor:   “Ben söylemek istemiyorum… Kendiliğinden düşünmesini istiyorum.” Aslında bu cümlenin altında çok derin bir ihtiyaç yatıyor. Çünkü mesele çoğu zaman sadece yardım edilmesi değil; görülmek, düşünülmek ve yükün fark edildiğini hissedebilmek oluyor. Kadın gün boyunca evin içinde görünmeyen bir emeğin yükünü taşırken, bazen eşinin ailesinden ya da eşinden küçük bir incelik bekliyor. Bir “yardım edeyim”, bir “yoruldun mu?”, bir “seni anlıyorum” cümlesi… Çünkü insan bazen yapılan şeyden çok, fark edilmek istiyor. Ama ilişkilerde gözden kaçan önemli bir gerçek var:…